Mükemmel Bir Fincan Kahve Nasıl Yapılır?
Sonbahar, daha kendimizle olduğumuz, küçük kişisel hazlarımıza yöneldiğimiz bir mevsim. Haliyle günün ilk kahvesine de biraz daha fazla özen göstermek, keyfi katlamak gerekiyor. İçinizde güneşler açtıracak yudumlar için dikkat etmeniz gerekenler burada… Mükemmel bir fincan kahve yapmak için üç önemli unsur var: İyi su, kıvamında kavrulmuş bir kahve ve dikkatiniz. Öğüttüğünüz çekirdeği kahve makinesine atıp uzaklaşmak cazip bir şey ama aradığınız şey mükemmel kahveyse bu şekilde elde etmeniz zor. Demleme sürecinde kahvenize biraz özen gösterirseniz karşılığını hemen alabildiğinizi göreceksiniz. Kahvenin ne zaman kavrulduğu, lezzeti üzerinde önemli bir etken. Taze kavrulmuş bir kahvenin kaliteli sonuç vereceğine güvenebilirsiniz. Çoğu kahve, en iyi sonuç için kavrulma tarihinden sonraki beş gün içinde tüketilmelidir. Ancak kavrulduktan sonra yaklaşık bir ay boyunca kalitesini koruyabilen çekirdekler de var. Bunun için güvendiğiniz bir satıcıyla konuşmalı ve çekirdek türleri üzerine biraz araştırma yapmalısınız. Çekirdeklerinizin bayat olup olmadığını anlamak istiyorsanız, fincana nasıl döküldüğüne dikkat edin. Eğer fincanın tepesinde hafif bir köpük oluşmuyorsa kahvenizi kullanmak için çok uzun süre beklemişsiniz demektir. Bir kahvenin lezzetini belirlemede en önemli şeylerden biri suyunuzun sıcaklığı. Gerekenden daha düşük sıcaklık,…
Sonbahar Havasına Girmenin 11 Yolu
Çoğu insan sonbahara bayılır! Ortamı saran sarı-turuncu renklerin verdiği huzur, hiç ummadığınız anda burnunuza çarpan tarçın kokusu, tatlı akşam esintileri… Bu mevsimin pek çok küçük keyfi ve sevilecek çok şeyi var. O zaman sezonu başlatalım, yılın bu zamanını sevmenin yollarını sıralayalım. Kendinize yeni bir okuma noktası bulun Bir ağaç, bir bank, hatta bir kaya parçası… Serin havanın, huzurun, hışırdayan yaprakların tadını çıkarırken güzel bir kitap okuyarak rahatlayın. En sevdiğiniz parkı, sahili, terası bulun ve olabildiğince doğayla iç içe olmaya çalışın. Doğa yürüyüşüne çıkın Tüylü arkadaşınızı, ailenizi, arkadaşınızı yanınıza alarak ya da tek başınıza, bir doğa yürüyüşüne çıkın. Yol boyunca yaprak ve çam kozalağı toplayın. Eve döndüğünüzde yaprakları presleyip tebrik kartları, kitap ayraçları, hediye paketi aksesuarları yapmak üzere saklayabilirsiniz. Yaprakların içine atlayın Dev bir sonbahar yaprağı yığınının içine hiçbir şey düşünmeden atlamaktan daha güzel his yok. Sadece öncesinde kendinizin, aile üyelerinizin ve evcil hayvanlarınızın böcek ısırıklarına, dal çizmelerine, batmalara karşı önlem alarak giyindiğinden emin olun. Tabii atlayış sırasında, öncesinde ve sonrasında da bol bol fotoğraf ve video çekin! Erken kalkıp fırına, pastaneye gidin Balkabaklı, baharatlı,…
Tembeller Bu Yazıyı Mutlaka Okusun!
Tembellik genellikle hastalık olarak sınıflandırılmıyor, davranış veya alışkanlık olarak görülüyor. Oysa uzmanlar tembelliğe neden olabilecek bazı sağlık sorunları veya psikolojik durumlar olabileceği görüşünde. Peki altta yatan nedenler nasıl anlaşılır ve tembellik nasıl aşılır? Tembellik nedir? Tembellik, tıp alanında resmi bir klinik terim değil, böyle bir teşhis koyma imkânı yok. Bununla birlikte bazı psikologlar, popüler kültürde kullanıldığı şekliyle tembelliği tanımlamaya çalışmış. ‘Human Arenas’ dergisinde 2018’de yayımlanan bir çalışmaya göre tembellik, bilinçli ve kontrol edilebilir faktörler yani bireysel çaba eksikliği nedeniyle, beklenen şekilde hareket etmeme veya performans göstermeme olarak kabul edilebilir. Bu tanıma göre örneğin dikkat bozukluğu nedeniyle ödevlerini yapamayan bir öğrenci tembel tanımına uymuyor ama ödevlerini yapabilecek durumda olduğu halde yapmamayı tercih eden bir öğrenci bu gruba giriyor. Tembellikle erteleme arasındaki farklar neler? Bu nedenlerden dolayı, tembellik kavramı psikoloji araştırmalarında sıkça karşımıza çıkmıyor. Ancak kendisiyle yakından ilişkili ve özellikle son dönemde üzerine iyi çalışılmış bir olgu olan erteleme için yapılmış çok araştırma var. Bu iki kavram sıklıkla birbirlerinin yerine kullanılsa da aralarında farklar bulunuyor: Erteleme, daha kötü bir duruma düşme beklentisine rağmen amaçlanan bir eylemin…
Çocuklarda Ekran Süresi Ne Olmalı?
Bir büyük çağ yangınıyla karşı karşıyayız. Özellikle ergenler, uyku haricinde bütün vakitlerini ekran başında geçirmek istiyor. Teknoloji bağımlılığı nedeniyle tuvalete bile gitmeyenler var! Peki, okulların açıldığı bu dönemde, sürekli büyüyen bu tehlikeye karşı neler yapılabilir? Yeni teknolojiler, özellikle internet, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası artık. Ancak doğru kullanılmadığında bağımlılık yaratma riski taşıyor. Bu risk özellikle çocuklar ve gençler arasında daha yaygın. Öyle ki tuvalete gitmeyi, yıkanmayı, diş fırçalamayı, yüz yıkamayı ertelemek gibi özbakım sorunları bile ortaya çıkabiliyor. Çocuk ve ergen psikiyatri uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit (Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi), teknoloji bağımlılığının özbakım üzerindeki etkilerini değerlendirirken, çocuklarda ekran süresinin ne olması gerektiğiyle ilgili de bilgilendiriyor. Yeni teknolojilerde bağımlılık riski var Yeni teknolojiler hayatın vazgeçilmez bir parçası olarak dünyanın birçok yerinde, hemen her yaştan insanın hayatında yer alıyor. Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, bu durum hakkında, “Hiç şüphesiz doğru kullanılması halinde hayatı oldukça kolaylaştırması söz konusuyken, doğru bir çerçeve içerisinde kullanılmadığı takdirde bağımlılık olabilecek bir riski de barındırıyor” diyor. Bu risk, özellikle çocuklar ve gençler arasında daha yaygın: “Son yıllarda bilgisayar, tablet…
Romantik İlişkilerde Açık Zihnin Beslenir
Açık fikirli biri olmanın faydalarından bahsettiğimiz önceki yazılarda, sosyal çevreyi ve iş hayatını bir de bu gözle mercek altına aldık. Üçüncü ve son derece önemli bir başka ayakta ise romantik ilişkilerimiz var. Gelin, şimdi de açık zihnin bu alandaki önemine bakalım… Çoğumuz bu yollardan geçtik; bir ilk buluşma için hazırlandığınız ya da arkadaşlarınızla yeni bir romantik randevu hakkında konuştuğunuz zamanları hatırlamaya çalışın. Bu sırada, aklınızdaki listeyi tekrar tekrar gözden geçirdiğinizi fark etmişsinizdir: Boyu yeterince uzun mu? Acaba vücudu atletik mi? Ya benim kadar geliri yoksa? Entelektüel düzeyi ne âlemdedir? İlgi alanları benimkiyle çok alakasız olabilir mi? Kendinizi bu düşünce zincirinde sıkışmış bulduğunuzda ve kafanızdaki ‘ya öyleyse’ listesini durup dinlenmeden gözden geçirmeye başladığınızda bir durun! Sizi tüm bu sorularınıza, içinizde hiç durmadan konuşup duran kendinize toptan bir cevap vermeye davet ediyoruz: E, ne olmuş yani?! Gerçekçi Olma Zamanı Kadın ya da erkek, fark etmez; aslında hepimiz genç yaşlardan itibaren kafamızda ideal eşimizin masalsı bir resmini çizmeye başlarız. Yıllar geçtikçe bu hayalin özelliklerinde kendimizinkine uyması için eklemeler-çıkarmalar yaparak değiştiririz ama temelde ilk kurduğumuz hayale…
Masum Görünen Büyük Tehlike: Uyku Keki
Bağımlılığa giden yol maalesef her zaman masum görünen ürünlerle başlıyor! Son tehlike, internetten satılan ve ‘uyku keki’ olarak adlandırılan ürünler. Uzmanlar bu tür ürünlerin özellikle çocuklar ve gençlerde madde bağımlılığına kapı açabileceği konusunda şiddetle uyarıyor. Şu sıralar gözünüze çarpıyor, kulağınıza geliyor olabilir. Hatta ismini sevimli bulup ne olduğunu merak etmiş olabilirsiniz. Oysa son dönemin en büyük tehlikelerinden biri bu: ‘Uyku keki’ adıyla satılan ürünler… Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan (Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi), okulların açılmasıyla bu ürünlerin çocuklar ve gençler arasında yaygınlaşabileceğini söyleyerek işin ciddiyet boyutunu katlıyor üstelik. Yasadışı olarak internetten satılan bu ürünlerin oluşturduğu tehlike hakkındaki açıklama ve uyarıları için İşte Prof. Dr. Noyan’a kulak verdik. Bilinçli Bir Tüketici Ürünlerin İçeriğini Araştırır Uyku ve kek; ikisi de hayatımızda var olan iki kavram. Bununla ilgili bir uyaran veya bir ürün gördüğümüzde gerçekten merak uyandırıyor. ‘Sağlıklı mı’ diye sorduğunuz zaman zaten ana sorun ortaya çıkıyor demektir. Uyku için satılan bir ürünün sosyal medya üzerinden satılıyor olması bir problem. Bunun kek, külah, kornet diye satılması başka bir problem. Gelelim bundan sonraki sürece… Bilinçli bir…
Açık Zihinli Olmak Neden Önemlidir?
Çünküüü… Açık zihinli bir insan olmak, her ilişkinizi etkiler. Etkili bir yönetici olma becerinizi etkiler. Yeni durumlarla nasıl başa çıktığınızı etkiler. Kendinizi ortaya koyma isteğinizi etkiler. O zaman seçiminizi yapın: Cana yakın, gözlemci, hoşgörülü, kabul edici, tarafsız, geniş görüşlü, ilgili, anlayışlı ve önyargısız biri olarak mı tanınmak istersiniz yoksa her şeyi ve herkesi kontrol etme ihtiyacı duyan, mutsuz, küçük, cansız, izole ve yalnız bir hayata saplanıp kalmış biri olarak mı? Kontrolü Biraz Bırakın * Her şeyi kontrol edemeyeceğinizi kabul edin. Bu koca dünyada tek kişi siz değilsiniz ve her şeyi tek başınıza üstlenemezsiniz. * Evde ya da işyerinde, başkalarına fikirlerini ifade etmeleri ve kendi fikirlerinin peşinden gitmeleri için alan tanıyın. Yanlış yapacaklarını ‘bildiğinizi’ düşünseniz bile denemelerine izin vermek önemli; aksi takdirde etrafınızdaki hiç kimse öğrenme fırsatına sahip olamaz. Ayrıca sevdikleriniz görüldüklerini, duyulduklarını veya anlaşıldıklarını hissedemez. * Örneğin, bir ekip yönetiyorsanız ve rehberliğiniz olmadan bir görevi yerine getirebileceklerine güvenmiyorsanız, siz bir ‘mikro yönetici’sinizdir. Her zaman herkesi kendinizden aşağıda gördüğünüzde ne olur? Ekibiniz motivasyonunu ve moralini kaybeder çünkü hiçbir işi sahiplenemezler. Tabii siz de kısa…
Zihninizle Beraber Bedeninizi de Açın
Size sırt kaslarınızı güçlendirmek, nefesinizi düzenlemek ve zihninizi canlandırmak için beş sihirli hareket sunuyoruz. Zihnimiz genellikle bedenimizde ve sinir sistemimizde olup bitenleri yansıtır. Bedeniniz enerjik hissettiğinde, zihninizin de daha enerjik olduğunu fark etmişsinizdir. Benzer şekilde, bedenimiz gergin, kapalıhissettiğinde, zihnimiz de böyle olabilir. Öyleyse zihnimizi canlandırmak için bedenimizi kullanabiliriz. Bunun için anahtar hareket sırt açma hareketleri. Sistemimizi dengelemeye başlamanın en iyi yolu ise doğru nefesten geçiyor. Önce sırt hareketlerinin ne işe yaradığını konuşalım. Çoğumuz modern yaşamlarımızın tatsız sonucu olarak, günlerimizi masa başında, arabada ya da televizyon karşısında oturarak ve çoğunlukla başımızı telefonlarımızın ekranına eğerek geçiriyoruz. Yani omuzlarımız kapalı, sırtımız kambur ve başımız öne eğik bir şekilde sıkışıp kalmış durumdayız. Bu, sırtımız için hiç iyi olmayan, aynı zamanda nefes alış verişimizi de sığlaştıran bir duruş. Boynumuzdaki ve sırtımızın üst kısmındaki kasların çoğu kıvrıldığı için akciğerlerimize nefesi verimli şekilde dolduramıyoruz. Oysa daha iyi bir solunum için vücudumuzun genişlemeye, açılmaya ihtiyacı var. Öyleyse başlayalım… Önce Nefesinize Ulaşın Ayakta durup senkronize beden-zihin ısınmasıyla başlayın. Nefes alarak kollarınızı ileri ve yukarı uzatın. Nefes verirken kollarınızı dışa açarak aşağı getirin. Bunu…
8 Adımda Daha Açık Fikirli Biri Olun
Daha az yargılayıcı, daha fazla sorgulayıcı, gözlemci ve düşünceli olmak bir yetenek. Bunları başarabilen açık fikirli insanlar, bir karara varmadan önce birden fazla perspektifi göz önünde bulundurma eğiliminde olduklarından, daha dürüst ve güvenilir bireyler olarak görülüyorlar. Peki bu beceriyi nasıl geliştirebilirsiniz? İşte size yardımcı olacak 8 adım… Açık fikirlilik, başka bakış açıları aramaya ve bunlar hakkında düşünmeye istekli olmak anlamına gelir. Aynı fikirde olmasanız bile diğer insanların inançlarını ve argümanlarını ifade etmekte özgür olmaları gerektiğine inanmaktır. Genellikle hoşgörülü olmak ve önyargılı olmamakla eşanlamlı kullanılır. Açık fikirli insanlar, kendileriyle uyuşmayan deneyim, inanç, duygu, hedef veya argümanlara adil bir şekilde değer verebilir. Diğer insanların durumları nasıl algıladığını anlamaya çalışan iyi dinleyiciler olma eğilimindedirler. Farklı görüşleri değerli görürler; başka fikirlere ve geçmişlere sahip insanlarla etkileşime girebildikleri için çeşitli ortamlarda daha başarılı olurlar. Peki nasıl daha açık fikirli biri olunur? İşte size yardımcı olacak 8 yol… Önyargılarınızın Farkında Olun Önyargılar, bilgiyi nasıl yorumladığımızı etkiler ve yargılama ya da klişelere neden olabilir. Kendi önyargılarımızın daha fazla farkına varmak, onlara meydan okumanın ve yeni fikirlere açık olmanın ilk…
Metabolizma Nasıl Canlandırılır?
Sağlıklı bir hayat sürmek için vücudu yıllara dirençli hale getirmek önemli. Peki yaş aldıkça yavaşlayan metabolizmayı nasıl hızlandıracağız? İşte uzman tavsiyeleri… Beslenme alışkanlığından egzersize, sağlık sorunlarından ilaçların yan etkilerine, hormonal düzensizlikten menopoza dek birçok faktör metabolizma hızını etkiliyor ve kilo kontrolünü zorlaştırıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel, konuyu “Kişi yaş aldıkça yağ ve kas döngüsünde değişiklikler olur; kas yüzdesi azalırken yağ yüzdesi artar. Yağ oranı arttıkça da metabolizmamız yavaşlar. Yaş aldıkça kas yüzdemizin daha fazla düşmemesi için sağlıklı beslenme kurallarına uyarak, düzenli hareketi ve egzersizi hayatımıza dahil etmeliyiz. Düzenli egzersiz ve diyete rağmen yine de kilo veremiyorsanız mutlaka bir hekime başvurmalısınız” diyerek özetliyor. Yani altında tıbbi bir sorun yatmıyorsa, bazı kurallara dikkat ederek metabolizmayı canlandırmak ve sağlıklı kilo vermek mümkün. İşte uzmanından, metabolizmayı canlandırmanın etkili yolları, önemli uyarı ve öneriler… Tabağınızı Hazırlarken Bu Kurala Dikkat Edin Metabolizma hızı yediklerimizin kalitesiyle çok bağlantılı. Sağlıklı ve porsiyonları düzenlenmiş Akdeniz tipi beslenme, metabolizmayı hızlandırmaya önemli katkı sağlıyor. Akdeniz beslenmesinde tabağımızın yarısı mevsime uygun sebzelerden oluşmalı. Diğer yarının yarısı, uygun koşullarda pişirilmiş et, tavuk,…