Gürültü Renkleri ve Hayata Etkileri
Yanlış yazmadık; seslerin de renkleri ve gerçekten yapıp ettiklerimize doğrudan etkileri var. Beyaz gürültüyü duymuşsunuzdur ama biz size diğerlerini de anlatmak istiyoruz. Uyumak mı istiyorsunuz? Pembe gürültüyü deneyin. Odaklanmanız mı gerekiyor? Kahverengi en uygunu olabilir. Gelin, detaylara bakalım… Gürültü dünyanın en rahatsız edici şeylerinden biri olabilir. Dikkatinizi yaptığınız işe vermenizi zorlaştırabilir, uykunuzu bölebilir, sizi kötü bir ruh haline sokabilir, stres seviyenizi artırabilir. Ama her gürültü sorun teşkil etmiyor işte. Farklı ‘renklerdeki’ gürültüler kendinizi daha iyi hissetmenize ve daha verimli çalışmanıza yardımcı olabiliyor. Pembe, yeşil, kahverengi, beyaz ve diğer gürültü türlerine maruz kalmanın yararları hakkındaki videolar ve sosyal medya yayınlarının şu sıralar yükselişte olmasının nedeni işte tam da bu… ABD’deki Carnegie Mellon Üniversitesi’nin Nörobilim Enstitüsü’nü yöneten Barbara Shinn-Cunningham, “Gürültü renkleri diğerlerine göre farklı frekansları vurguluyor; her biri ses spektrumunun farklı kısımlarında enerjiye sahipler” diye açıklıyor. “Hepsinin diğer sesleri daha az algılanabilir hale getiren bir özelliği var. Ana etkileri, dikkatinizi dağıtacak veya tehlikeye atacak beklenmedik ya da rahatsız edici sesleri bastırmak.” ABD, Longwood Üniversitesi’nden sinirbilimci Catherine Franssen da, “Dikkat dağıtıcı sesleri maskelemek veya gizlemek için bu…
Hangi Burç Nasıl Uyuyor?
Astrolojiyle biraz olsun ilgiliyseniz, bilinçsiz anlarımızın bile burçlarımızla ilişkili özellikleri olduğunu düşünüyorsunuzdur. Hem sağlama yapması bedava; astrologların, burcunuzun nasıl uyuduğuna dair tespitlerini okuyup doğruluğunu test edin. Hem belki uykunuzu nasıl mükemmelleştirebileceğinizi öğrenmenin yolu da buradan geçiyordur… Hepimizin uykuyu yakalamak için tercih ettiği bazı yollar var. Peki burcunuzun da bu konuda söyleyecek bir şeyleri olabileceğini hiç düşündünüz mü? Astrologlara göre her burcun uykuda rahatlık bulmaya dair geliştirdiği kendine özgü yolları var. O halde astroloji dünyasına dalalım ve her bir burç için ideal uyku pozisyonlarını keşfedelim… KOÇ Ateşli ve maceracı bir burç olan Koç, özgür ruhunu uykusuna da yansıtır. Çoğu zaman kendilerini huzursuz bir gezgin gibi farklı uyku pozisyonlarını denerken, savrulup dururken bulurlar. Genellikle kollarını, bacaklarını sınırsız uzatıp yatağı kaplarlar. Sanki rüyalarında dünyayı fethedecekmiş gibidirler. Bu uyku pozisyonu onların cesur ve maceracı doğasını yansıtır. BOĞA Rahatına düşkünlüğüyle tanınan Boğa, huzurlu bir uyku ortamı ister. Genellikle yan veya cenin pozisyonunda uyumayı tercih ederler; bu da onlara güvenlik ve rahatlama hissi verir. Fiziksel duyularına derinden bağlı olan bu burç, rahat ve sakin bir uykuda teselli arar. İKİZLER Aktif…
Bel Sağlığını Etkileyen 10 Hatalı Alışkanlık
Soğuyan hava pek çok hastalığa davetiye çıkarmasının yanı sıra omurga sağlığımızı da tehdit ediyor. Ve konu omurga olunca iş hızla yatağa da geliyor. En iyi bildiğimiz düşmandan başlayarak bel sağlığını tehdit eden 10 hatalı alışkanlığı sıralıyoruz. Giderek soğuyan hava, hareketsiz yaşam tarzı, masa başında geçirdiğimiz uzun saatler, spor yaparken bedenimizi fazla zorlamamız ve daha pek çok hatalı alışkanlık; bel ağrısı, tutulmalar ve bunlara bağlı olarak hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Hamit Aytar’ın ifadesine göre ülkemizde her 10 kişiden 8’i hayatında en az bir kez bel ağrısı sorunu yaşıyor. “Omurgamızın hareketli kısmının en altında kalan, yük binen taşıyıcı kısmı olan belimiz konumu itibariyle ağır yük, hatalı hareketler, travmalarla alışkanlıkların getirdiği birçok olumsuz duruma maruz kalarak yıpranıyor ve sorunlu hale gelebiliyor” diyerek anlatıyor Doç. Dr. Aytar: “Omurlarımız arasında yer alan kıkırdak yapılı disklerimize bağlı oluşan dejenerasyon ve yıpranma, bel ağrısı ile tutulmalara yol açabilen bel fıtığına neden olabiliyor. Ayrıca kemik, tendon, kas yapıları, omurilik ve omurilikten çıkan sinir köklerinde oluşan problemler de bel ağrısıyla sonuçlanabiliyor. Tüm…
Göz Sağlığı için 8 Etkili Öneri
Gözlerimiz, bedenimizin en önemli ve karmaşık organlarından biri. Göz sağlığımız bozulduğunda hem sosyal hayattan hem de iş hayatından geri kalmamız kaçınılmaz. 13 Ekim Dünya Görme Günü vesilesiyle, İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Enes Kesim, 8 basit ama etkili öneriyle göz sağlığımızı nasıl koruyabileceğimizi anlattı. 1. Sağlıklı Beslenmek Göz sağlığı için bazı besin maddeleri büyük önem taşıyor. A vitamini: Belki de göz sağlığı açısından en iyi bilinen besin. Retinanın, ışık ışınlarını gördüğümüz görüntülere dönüştürmeye yardımcı olması için bol miktarda A vitaminine ihtiyacı var. Ayrıca yeterli miktarda A vitamini olmazsa göz kuruluğu gelişebilir. Havuç, tatlı patates, kavun, kayısı A vitamini içeren besin kaynaklarıdır. Lutein ve Zeaksantinin: Birçok kronik göz hastalığının oluşumunu engellediği bilinen bu maddelerden en zengin besinler özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler (lahana, ıspanak vb.) ve diğer renkli meyve-sebzelerdir (brokoli, mısır, bezelye, Trabzon hurması, mandalina vb.)… C vitamini: Bilimsel araştırmalara göre C vitamini, katarakt ve sarı nokta hastalığı gelişme riskini azaltmakta. Günlük rutininizde C vitamini içeren besinlere (portakal, greyfurt, çilek, domates vb.) yer vermek önemli. E vitamini: Göz sağlığının korunmasında faydalı bir antioksidan….
Genç Bir Cilt için 7 Süper Gıda
Şu sıralar çok sık duyduğunuza eminiz. Herkesin dilinde bir kolajendir gidiyor. Cilde gençlik ve esneklik veren bu maddeyi iğneler, kürler, kozmetik ürünlerle vücudunuza almak yerine neden doğanın bize sunduklarından yararlanmıyorsunuz? Size bu konuda en iyiler listesini veriyoruz. Doğru gıdaları tüketmek, size yığınla para dökeceğiniz lüks krem veya serumların bile veremeyeceği sonuçları verebilir. Çünkü vücudunuzu doğru beslediğinizde sadece görünüşte değil, içten parlamaya başlarsınız. Yaşlanmaya karşı bir şeyler yapmakla ilgileniyorsanız, dikkate almanız gereken birkaç şey var: Öncelikle cildinizi dolgun ve nemli tutmak için her gün bol miktarda nemlendirmeniz gerekiyor. İkinci olarak, makyajınızı her zaman silmek, daha doğal ürünler kullanmak, o ürünleri sürerken de nazik olmak gibi cildinizi destekleyecek birkaç temel alışkanlık kazanmalısınız. Göz önünde bulundurulması gereken üçüncü önemli şey ise beslenmenize daha fazla kolajen artırıcı yiyecek eklemek. Çünkü bu madde cildinizi, saçınızı ve tırnaklarınızı eşi benzeri olmayan bir şekilde destekliyor. Gelin, parlak ve sağlıklı bir cilt elde etmek için en etkili kolajen artırıcı yiyecekleri birlikte keşfedelim. 1. Paça Çorbası ve Kemik Suyu Çevrenizde birinin kırığı, çatlağı olduğunda mutlaka duymuşsunuzdur; hemen “Sana bir paça çorbası pişirelim de…
Kış Alerjisi Rehberi
Alerji sadece bahar aylarına özgü bir sağlık sorunu değil. Kışın da görülüyor ve kişilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Peki nasıl anlarız, nasıl baş ederiz? Ülkemizde alanında kurulan ilk dernek olma özelliği taşıyan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği’nden her şeyi öğrendik. Kışın Hangi Alerjiler Görülür ve Hayatı Nasıl Zorlaştırır? Kış alerjilerinin çoğunluğu ev, okul gibi iç ortamlardadır. İnsanlar kışın özellikle yeterli havalandırma yapılmayan iç ortamlarda daha fazla zaman geçirdikleri için, kış alerjilerine bağlı yakınmalar daha sık görülür. Kış alerjilerinin en sık nedenleri ev tozları, ev tozu akarları, rutubet, evcil hayvan tüyü ve böceklerdir. Soğuk hava ve nemle birlikte özellikle ev içi atmosferinde, solunan havadaki artan küf, ev tozu akarı gibi alerjen iç ortam ısısını ve neminin artmasını çok sever ve hızla çoğalırlar. Buna bağlı olarak hem cilt hem de solunum yolu alerjileri gelişebilir. Kış aylarında atmosferin hava ısısının ciddi azalmasıyla birlikte, soğuk havaya temas sonrası ciltte, halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker şeklinde cilt alerjisi olabilir. Soğuk havanın solunum yolunu olumsuz etkileyip hasar oluşturması sonrası astım ve alerjik nezlesi olan hastaların yakınmaları artabilir….
D Vitamini Hakkında 9 Önemli Nokta
Şehre dönüşün kendine has coşkusu kadar dertleri de var. Özellikle büyük kentlerde çoğu kişinin D vitamini olması gereken seviyeden düşük seyrediyor. Nedenler arasında; güneş ışığından yeterince ve doğru şekilde faydalanamamak, çocukluk döneminde dışarıda oynamak yerine evde teknolojik cihazlarla zaman geçirmek, kapalı alanlarda saatlerce güneşten yoksun kalmak gibi birçok faktör var. Bilmeniz gerekenleri ve alabileceğiniz önlemleri anlatıyoruz. Ülkemizde D vitamini eksikliğinin görülme sıklığı ciddi boyutlarda. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, “Bölgelere göre değişmekle birlikte D vitamini eksikliği ülkemizde yüzde 50’nin üzerindedir. Tüm dünyada yaklaşık 1 milyar insanda D vitamini eksikliği olduğu düşünülmektedir. Oysa özellikle son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, D vitamininin vücutta kemik sağlığından enfeksiyon hastalıklarını önlemeye, zihinsel gelişimden kanserde kontrolsüz hücre çoğalmasının azaltılmasına dek kritik öneme sahip olduğunu gösteriyor” diyor. Yağda çözünen bir vitamin olan D vitamininin bazı gıdalarda bulunmakla birlikte çoğunlukla deride güneşin etkisiyle ortaya çıktığını belirten Dr. Batmacı, “Halk arasında ‘güneş vitamini’ de denilen D vitamininin gıdalardan karşılanması ise günlük gereksinimin yüzde 10-20’sidir. Yani dışarıdan takviye edilmesi gerekir” diye konuşuyor. İşte uzmanından D vitamini hakkında bilinmesi gereken 9…
Kendinize İyi Bakmanın 8 Yolu
Tatil bitti, çoğumuz şehre döndük. Artık yaz rehavetinden ve savrukluğundan kurtulup kendimize biraz daha fazla dikkat etme zamanı. Ama bu, bir gecede olacak iş değil, biraz zaman istiyor. Birkaç ipucuyla başlarsanız daha hızlı yol alabilirsiniz. Size yardımcı olalım. FİZİKSEL İHTİYAÇLAR Bol Bol Uyuyun Uyku insan hayatının en önemli bileşenlerinden biri. Vücudun genel olarak 7-9 saat uykuya ihtiyacı var. Yeteri kadar dinlenip şarj olabilmek için kendinizi her gece erken uyumaya teşvik edin. Ara sıra dozunda şekerleme de yapın. Bol Bol Egzersiz Yapın Egzersiz sadece formda kalmanıza yardımcı olmaz. Aynı zamanda doğru düşünmeniz için zihninizi temizler, işinize veya ders çalışmaya ara vermenizi sağlar ve dayanıklılığınızı artırır. Vücudunuzu formda tutun ama aşırıya da kaçmayın. Yavaş yavaş koşmaya veya ağırlık kaldırmaya başlayın ve kendi kardiyo rutininizi oluşturun. Sağlıklı, İyi Yiyecekler Yiyin Mevsiminde taze sebzeler, meyveler; midenizi ağrıtmayacak, besin değeri yüksek gıdalar… Ama unutmayın ki sizin bedenen iyi ya da kötü hissetmenize yol açan şeyler, son derece kişisel olabileceğinden vücudunuzu dinleyerek öğrenin. Yiyecekleri gruplar halinde pişirin, ardından dondurmak için porsiyonlar ayırın. Böylece hafta boyunca yemek pişirmek dışında keyif aldığınız…
Hipertansiyona Karşı 7 Etkili Öneri
Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, fazla kilo, stres ve zararlı yaşam alışkanlıkları derken son yıllarda hipertansiyon hastalarının sayısı hızla artıyor. Daha da kötüsü, çoğu kişinin hastalığının farkında bile olmaması. Pek çok sağlık sorununda olduğu gibi, iyi uykunun da çözümde Size 7 etkili önlemi anlatıyoruz. Türkiye’de her üç kişiden biri hipertansiyon hastalığıyla karşı karşıya. Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, fazla kilo, stres ve zararlı yaşam alışkanlıkları son yıllarda bu hastaların sayısının hızla artmasına neden oluyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Özkan, “Oldukça yüksek olan bu orandan daha da kötüsü ise; yarıya yakın tansiyon hastasının maalesef hastalığının farkında bile olmaması. Sinsice ilerlediğinden ‘sessiz katil’ diye de anılan hipertansiyon, başta kalp damarları olmak üzere tüm vücutta büyük tahribata yol açıyor” diyor. Peki hipertansiyonu kontrol altında tutmak için tek yöntem, düzenli ilaç kullanımı mı? Prof. Dr. Özkan, tek yolun bu olmadığını, yaşam tarzında yapılacak birkaç basit değişikliğin kan basıncını kontrol altına almaya katkı sağlayacağını söylüyor. İşte hipertansiyona karşı 7 etkili önlem ve uzmanından önemli uyarılar, öneriler… Yeterli ve Kaliteli Uyuyun Bilimsel çalışmalar, uykusuzluk problemi olan kişilerin kan basıncı kontrolünün…
Klima Kaynaklı Hastalıklara Karşı 9 Öneri
Şu sıralar herkes artan sıcaklıklarla baş edebilmek için klimalara sığınıyor. Çözümü bulmuş olabiliriz ama bu nedenle bazı başka rahatsızlıklara da davetiye çıkarıyoruz. Peki ne yapabiliriz? Bunaltan yaz sıcaklarında hepimizi ferahlatan, hayatımızın vazgeçilmez teknolojilerinden biri olan klimalar, bazı koşullara dikkat edilmezse, farklı hastalıkların ve sağlık sorunlarının nedeni haline gelebiliyor. Klimaların solunum yolu enfeksiyonlarından kas tutulmalarına, alerjiden felce kadar farklı sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, “Klimanın yanlış ve bilinçsiz kullanımı, özellikle kışın alışkın olduğumuz ama yazın olur mu diye düşündüğümüz soğuk algınlığı, nezle, ateşli boğaz enfeksiyonları ve lejyoner (klima) hastalıklarının önemli nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Üstelik bu hastalıkların bazıları, bağışıklık sisteminin zayıf olduğu bazı hastalarda, kronik hastalığı olanlarda, sigara kullanıcılarında ve 50 yaş üstü kişilerde ağır seyredebiliyor. Aynı zamanda alerjik bünyeli kişiler için klimalarda üreyebilen küf mantarları da alerjik rinit ve alerjik astıma yol açabiliyor” diyor. Peki klimalar nasıl oluyor da hastalıklara neden olabiliyor ve tedbir almak için nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Prof. Dr. Kırışoğlu klimaların olası risklerini anlattı, korunma yolları hakkında önemli önerilerde…