Bir bebeğin uyku düzeni, anne-babaların en büyük stres nedeni. Buna bir de her yeni ebeveynin yaşadığı “Yanlış bir şey mi yapıyoruz” kaygısını ekleyin. Kendinizi bildiklerinizi bile sorgularken bulmamanız için yanınızdayız.

Hamileliğin başından itibaren kendinizi bugünlere hazırladınız. Kitaplara, YouTube kanallarına, uzman görüşlerine başvurup her şeyi öğrendiniz. Ama hayat çoğunlukla, ‘olması gereken’den farklı akar. En iyisi, başınıza gelebilecekleri listeleyerek ilerleyelim.

KUCAKTAN İNMEK İSTEMİYORSA…

Bebekler içgüdüleriyle doğarlar. Göğsünüze yumulduklarında güvende olduklarını hissederler. Yani ebeveyni onların yakınlarındayken hayatta kalma şanslarının çok yüksek olduğunu bilirler. Bu nedenle birçoğu bu güvenli alandan uzaklaşmak istemez. Hatta bazıları bütün gün ve bütün gece orada kalmakta ısrarcıdır. Bu durum sizi paniğe sevk edip bir şeyleri yanlış yaptığınız duygusuna sürükleyebilir. Ama tam da böyle düşündüğünüzde daha çok hata yaparsınız. O yüzden öncelikle sakin olun ve bunun sonsuza kadar sürmeyeceğini bilin. Bebekler büyüyüp geliştikçe, ortam onlara tanıdık geldikçe, kendilerini daha güvende hissetmeye başlarlar. Özetle korkmayın; hiçbir kucak sonsuza dek sürmez!

YATAĞINA KOYUNCA UYANIYORSA…

Bebeğiniz siz onu beşiğine ya da yatağına koyduktan kısa süre sonra uyanıyorsa yapabileceğiniz şeyler var. Birkaç küçük detaya dikkat ederek, onu kendine ait alanlarda daha uzun süre uyumaya teşvik edebilirsiniz. Bebekler uykuya daldıktan yaklaşık 20 dakika sonra kısmi bir uyarılma yaşar. Yani kısa süreliğine ‘kısmen uyanık’ olduğu bir evreye geçer. Bu, aslında onların uyku döngüsünün daha hafif kısmından daha derin, daha onarıcı evresine geçtikleri zamandır. Eğer uykuya kucağınızda başladıysa bu aşamada değişikliği fark edip tamamen uyanabilir. Yani bebeğinizi o daha derin uykuya geçene kadar kollarınızda tutmaya çalışın. Bunu test edebilmek için, kolunu hafifçe kaldırın. Direnç yoksa muhtemelen daha derin bir uykudadır, eğer kıpırdanırsa birkaç dakika daha bekleyin. Onu kendi yatağına koyduğunuzda da kollarını sabitleyerek gövdesine biraz baskı uygulayın. Bu, özellikle derin uykuda değilse, kollarınızdan başka bir alana geçişi fark etme olasılığını en aza indirir. Başından beri kendi yatağındaysa bu ipuçlarını, uyku ortasında kıpırdandığında süreyi uzatabilmek için de uygulayabilirsiniz.

‘UNICORN BEBEK’ DEĞİLSE…

Bir bebeğin hayatının ilk birkaç ayında çok çeşitli ‘normal’ler vardır. 6 aya kadar, her bebeğin uyku ve şekerleme alışkanlıkları birbirine daha çok benzer. Evet, doğumdan itibaren her gece 8 saat uyuyan bebekler (‘unicorn bebekler’ de deniyor) de var ama 2 ile 4 saat arasında değişen sürelerde uyanmak daha yaygın bir davranış. Yani arkadaşınızın bebeğinin ‘unicorn bebek’ olması, çocuğunuzun huysuz, sizin de yeteneksiz olduğunuz anlamına gelmiyor. Üstelik gece boyunca sık sık uyanmanın bebekler için koruyucu bir mekanizma görevi gördüğü de biliniyor. Bebekler, REM uykusunda yetişkinlere oranla derin uykudan çok daha fazla zaman geçiriyorlar. Ve yenidoğanın beyni bu evrede derin uykudan daha fazla aktivite üretiyor. Sadece eğer uyandığında rahatsız göründüğüne dair gözlemleriniz varsa veya 1-2 saatten daha sık uyanıyorsa, reflü veya tıkayıcı (obstrüktif) uyku apnesi gibi sorunlar olup olmadığını araştırması için doktorunuzla görüşün.

5 SAATE KADAR UYUYOR AMA 60-90 DAKİKADA BİR SIÇRIYORSA…

Bebekler, yaşamlarının ilk birkaç yılında bilişsel gelişimlerini tamamlayabilmek için çok sayıda aşamadan geçerler. Uyku halindeyken de içine doğdukları dünyayı algılama ve deneyimleme süreçleri devam eder. Tıpkı yetişkinlerde de olduğu gibi yeteneklerine ve algılarına hâkim olmaya çalışan beyinleri sürekli çalışma halindedir. Bu durum, çoğu zaman fiziksel tepkilere de yol açar ve uyku irkilmeleri görülür. Kısmi veya tam bir uyarılma yaşadığında uyanan bebek sayısı da hiç az değildir. Bu sıçramalar aslında motor gelişimin de kilometre taşlarıdır. Yeni bir motor beceride ustalaşmaya çalışan bebek için uyku daha az öncelikli hale gelmeye başlar. Yapabileceğiniz en iyi şey, gündüzleri üzerinde çalıştıkları beceride ustalaşmalarına yardımcı olmaktır. Böylece gece pratik yapma ihtiyacı hissetmezler.

GECEYARISI PARTİLEMEYİ SEVİYORSA…

Bir yenidoğanın ilk birkaç haftası için son derece normal bir durum bu. Hamileyken gece yatağa uzandığınız anda bebeğinizin içeride ne kadar hareketli bir hayatı olduğunu fark etmişsinizdir. Bir de kendinizi onun yerine koyun: Sizin gün içindeki hareketleriniz yüzünden bütün gün sallanıyordu, siz durduğunuzda da onun parti zamanı başlıyordu! Bebeklerin günlerini ve gecelerini karıştırması çok yaygın bir durum. Uyku düzenlerini normalleştirmenin en iyi yolu da sirkadiyen ritimlerini ayarlamalarına yardımcı olmak. Bunu, onları gün boyu bol miktarda doğal ışığa maruz bırakarak (dışarıda olarak ya da pencereleri/perdeleri hep açık tutarak) yapabilirsiniz. Yatmadan uyanma zamanına kadarsa odayı olabildiğince karanlık tutmalısınız. Ayrıca gece boyunca çok sıkıcı bir anne-baba olmayı unutmayın. Etkileşim bebekler için heyecan verici ve uyanık kalmaya teşvik edicidir; dolayısıyla bu heyecanı gündüzlere saklayın. Pek çok bebek bu ritme birkaç hafta içinde alışır ve 3 aylık olduklarında güdüsel olarak gün-gece farkını bilmeleri beklenir.

Yatsan’ın bebekler için ürünlerini keşfedin: Rahat bir uyku için bebek yatakları, bebek yastıkları, bebek yorganları ve bebek alezleri.