Doğanın İyileştirici Gücünü Hissetmenin 9 Yolu
Açık havada olmanın inkâr edilemez pek çok faydası var. Topraklanmak, rahatlamak, kendimizle ve doğal dünyayla yeniden bağlantı kurmak, çoğunlukla kapalı alanlarda geçen yaşamlarımızda yeterince bulamadığımız bir fırsat. Ayrıca sağlığımız ve mutluluğumuz için de son derece olumlu sonuçları bulunuyor. Bilimi arkamıza alarak başlayalım: 2018’de Environmental Research’te yayımlanan 140’tan fazla çalışmanın meta-analizi, yeşil alanlarda bulunmanın kortizol seviyeleri, kalp atış hızı ve kan basıncında düşüş gibi sonuçları olduğunu ortaya koydu. Bu sayede de stresin ve hipertansiyon, tip 2 diyabet ve kalp hastalığı gibi kronik sağlık sorunlarının görülme sıklığının azaldığı bilgisine yer verildi. 2020’de Frontiers in Psychology’de yayımlanan ve üniversite öğrencileriyle yapılan 14 çalışmanın analizi de doğada 10 ila 30 dakika kadar kısa bir süre kalmanın bile hem biyolojik hem de deneklerin kendilerinin bildirdiği stres belirtilerini azalttığını ortaya koydu. Mindfulness eğitmeni, yaban hayat rehberi ve yazar Mark Coleman, bilimin böylece sezgisel olarak bildiğimiz bir şeyi kanıtladığını söylüyor: “Dışarıda olduğumuzda kendimizi daha iyi hissediyoruz.” Ancak maalesef çoğumuzun fazla boş vakti ya da yürüme mesafesinde uçsuz bucaksız doğal alanları yok. Ama yine de doğada geçirebileceğimiz sınırlı zamanı üst düzeye çıkarmak…
Doğaya Dönüş Mucizesi
Tabiat hem işleyişiyle hem de kendisiyle iç içe olanlara etkileriyle bir mucizeler diyarı. Yeter ki onun sunduğu sonsuz güzelliklerden faydalanmayı bilin. Size en önemli sırları veriyoruz. Araştırmalar, içinde bulunduğumuz ortamların stresimizi artırıp azaltabildiğini, bunun da vücudumuzu etkilediğini ortaya koyuyor. Her an gördüğümüz, duyduğumuz, deneyimlediğimiz şeyler yalnızca ruh halimizi değil; sinir, endokrin ve bağışıklık sistemlerimizin çalışma şeklini de değiştiriyor. Nahoş bir ortamın yarattığı stres kendimizi endişeli, üzgün ya da çaresiz hissetmemize neden olabiliyor. Bu da kan basıncımızı, kalp atış hızımızı, kas gerginliğimizi yükseltip bağışıklık sistemimizi baskılıyor. Mutluluk verici bir ortam ise bunu tam tersine çeviriyor. Yaş ya da kültürden bağımsız olarak, insanlar genel olarak tabiatı hoş buluyorlar. Araştırmacılar insanların üçte ikisinden fazlasının stresli olduklarında inzivaya çekilmek için doğal bir ortam seçtiklerini gösteriyor. O halde gelin doğanın bizdeki etkilerine yakından bakalım… Doğa İyileştirir Doğada olmak bir yana, doğa manzaralarını izlemek bile öfke, korku ve stresi azaltıp memnuniyet verici duyguları artırıyor. Doğaya maruz kalmak sadece duygusal olarak daha iyi hissetmemizi sağlamakla kalmıyor; kan basıncı, kalp atış hızı, kas gerginliği ve stres hormonlarının üretimini azaltarak fiziksel sağlığımıza da…
Bahar Temizliği Uykuyu Nasıl İyileştirir?
Bahardan söz edince malum kalıbı anmamak olmaz. İyi bir bahar temizliği sadece evinizi değil, zihninizi ve yaşam tarzınızı da yenilemenin mükemmel bir yoludur. Üstelik bunu yaparken uykunuzu da daha iyi bir noktaya taşıyabilirsiniz. Haydi başlayalım… Ayırın, dağıtın, toplayın Her derdin başı dağınıklık! Şimdi hemen sürekli ertelediğiniz şeyi yapmaya başlayın, ihtiyacınız olmayan her şeyi kenara ayırın. Önümüzdeki günlerde bu yığını da uzun süreli saklayacaklarınız, vereceğiniz ya da bağışlayacaklarınız, satacaklarınız veya atacaklarınız olarak sınıflayarak eriteceksiniz. Bu operasyon evin her bölümü için geçerli. Eviniz ve daha da önemlisi yatak odanız, uzun bir günün ardından gevşeyebileceğiniz bir huzur yeri olmalı. Dağınık bir alan haliyle sizi stresli, endişeli ve düzensiz hissettirecektir. Evinizin bahar temizliği için zaman ayırmak haşere, toz veya küf oluşumunu önlemeye yardımcı olurken, yeni bir mevsime girerken taze bir başlangıcı da teşvik eder. Temizleyin, temizleyin, temizleyin Gerçek bir bahar temizliği tam olarak isminin hakkını verir; dolayısıyla toz almak, süpürmek, yıkamak, silmek, ovmak ve diğerleri yapılacaklar listenizde! Her yüzeyden geçin, normalde hiç ilgilenmediğiniz köşe bucaklara girin. Ahşap döşemelerinizi mikrofiber paspaslar ve uygun zemin temizleyicisiyle detaylı silin. Her ne…
Dünya Uyku Günü’müz Kutlu Olsun!
Dünya Uyku Derneği, bu yıl 15 Mart Cuma günü kutlanacak Dünya Uyku Günü’nün temasını ‘Küresel Sağlık için Uyku Eşitliği’ olarak belirledi. Yatsan olarak, herkesin yeterli uykuya erişebilme hakkı etrafında şekillenen özel günümüzü, bu konuda her an bizi daha da ileriye götüren adımlar atma gayretimizin sevinciyle kutluyoruz! Dünya Uyku Günü Nedir? Uyku, hayatımızın yaklaşık üçte birini kaplayan bir temel ihtiyaç. Geri kalanında da asla boş durmuyor. Mutluluğumuzdan kariyer başarılarımıza, sosyal tatminimizden fiziksel görünüşümüze kadar pek çok şey, onunla bağlantılı olarak yükselişe ya da alçalışa geçiyor. Dünya Uyku Derneği de her yıl, hayatımızın bu önemli parçasını hatırlatmak ve sağlığını ileriye götürmek amacıyla ve her yıl farklı bir temayla bir etkinlik organize ediyor. Dünya Uyku Günü, her sene ilkbahar ekinoksundan önceki cuma günü kutlanıyor. Bu yıl 15 Mart’a denk gelen bu özel günün teması da ‘Küresel Sağlık için Uyku Eşitliği’ olarak belirlendi. Bu özel günün araştırmacılar, sağlık çalışanları, hastalar ve halk arasında bağlantılar kuran, uyku sağlığı farkındalığını artıran, uluslararası kabul görmüş bir etkinlik olduğunu da ekleyelim. Bu kapsamda, saydığımız grupların her birinden katılımcılar her sene kliniklerinde, kurumlarında,…
Kalbinizi Yeniden Aşka Açmanın 8 Yolu
İnsan daima sevme ve sevilme ihtiyacında olan bir varlık. Ancak bazen geçmiş kötü deneyimler, kırgınlıklar kolayca unutulamıyor. Size yeniden sanki ilkmiş gibi aşka düşmenin yollarını anlatıyoruz. Sevmek için doğarız, buna hiç şüphe yok. Bugüne kadar ister yirmi, ister tek bir ilişkimiz olmuş olsun, çoğumuz tattığımız o duyguyu hayatımızda tutmak istiyoruz. Sürekli o fiziksel, duygusal, zihinsel bağlantıyı ve daha derin bir aşkı arıyoruz. Ne tür bir duyguya sahip olmak istediğimizi biliyoruz ama iş bununla bitmiyor maalesef. Geçmişteki kötü, sağlıksız, incitici ilişkiler, yeni bir ilişkide güvenle ilerlememizi yavaşlatıyor hatta bazen geçit vermeyip sonlanmasına neden oluyor. Yeniden sevmeyi öğrenmek, hepimizin yaptığı en zorlu şeylerden biri olabilir. İyi haber ise bunun mümkün olması. Aşağıdaki ipuçları ya da fikirler kalbinizin kilidini yeniden aşk için açmanıza yardım edebilir. Kalbinizi açın Acı ve kalp kırıklığı hâlâ sizinle olsa da, yeniden sevmek için evvela kalbinizi açmanız gerekecek. Başkalarıyla tanışmaya, onun karşısında savunmasız olmaya ve yeniden âşık olmaya açık olun. Aşk ancak onu kabul etmeye istekli olursanız mümkün olabilir. Kendinizle bütünleşin Bu yolun başında önce kendinizi tanımanız gerekecek. Kendinizi sevin, kendinizi affedin ve…
Hayvanları Sevmeyi Öğrenmenin Yolları
Sevginin birçok biçimi var. Çoğunlukla aklımıza eşler, arkadaşlar ve aile üyeleri arasında paylaşılan duygular geliyor ama genellikle unutulan en önemli örnek, insanlarla hayvanlar arasındaki sevgi. Bazı nedenlerle bugüne kadar onlardan uzak durduysanız çok şey kaybettiğinizi vurgulayarak bu güçlü bağı nasıl kurabileceğinizi ve etrafınızdakilere bu konuda nasıl yardımcı olabileceğinizi anlatıyoruz. İnsanlık, hayvanların etrafında gelişti. Yani hayvanlarla ilgilenmek ve ortak bir yaşam sürmek, aslında insanın doğasında var. Ancak evcil hayvanlarla büyümemiş ya da hayvanlardan korkması öğretilmiş kişiler için onları sevmeyi ve onlara bakmayı öğrenmek çok zorlayıcı olabiliyor. Peki bu zorlayıcı travmaları ya da engelleri aşıp hayvanları sevmeyi öğrenmenin en etkili yöntemleri neler? Gelin, yakından bakalım… Bulunduğunuz Yerden Başlayın Uzmanlar, hayvanlarla fobi ya da travma düzeyinde sorunu olmayan ancak onlarla ilgilenme konusunda henüz çok rahat hissetmeyen kişilerin, bulundukları bölgedeki sokak hayvanlarına bakarak başlayabileceğini belirtiyor. Bu zor bir iş değil çünkü her mahallede düzinelerce hayvan, özellikle de köpek ve kediler bakıma muhtaç. Her gün ya da en azından her gördüğünüzde beslemeniz, onlar için dünyalar kadar büyük bir fark yaratacak. Ayrıca, onları besleyen iyi bir insan olarak tanımaya başladıkça,…
‘Kırık Kalp’ Nedir, Nasıl Tamir Edilir?
“Kalbim kırıldı” cümlesinin bilimsel karşılığını merak ettiniz mi hiç? Aşırı üzüntü ve keder sonucu ortaya çıkan, genellikle kadınlarda görülen kırık kalp sendromu ya da bilimsel adıyla ‘takotsubo kardiyomiyopati’ bazen gerçekten kalbimizi etkileyebiliyor. Bazen böyle hissedip dile getirmiş, bazen başka birinden duymuş; belki de fazla üstünde durmamışsınızdır. İlk bakışta duygularımızı keskince ifade etmek için kullandığımız bir mecaz gibi duruyor ama aslında “Kalbim kırıldı” cümlesinin arkasında bilimsel gerçekler var. Kırık kalp sendromu, adından da anlaşılacağı üzere, genellikle ciddi duygusal ya da fiziksel stres sonrası ortaya çıkıyor. Duygusal stresin kalp üzerindeki etkilerini ve kalbinizi nasıl koruyabileceğinizi Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu’ndan öğrenelim… Sevgililer Günü’nün Öbür Yüzü Sevgililer Günü’nde çoğumuz, sevdiğimiz kişiyle romantik bir gün geçirmeyi hayal ederiz. Ancak bu özel gün herkes için pembe balonlar ve kırmızı gül demetleriyle dolu olmayabilir. Hatta bazıları için beklenmedik bir stres kaynağına dönüşebilir. Belki de beklenen o büyük aşk itirafı gelmez ya da daha da kötüsü, bir ayrılık haberi alınır. İşte tam da bu noktada, kırık kalp sendromunun perde arkası devreye girer. Ama endişelenmeyin, bu sendrom genellikle…
Aşk Nasıl İnşa Edilir?
Aşk, başka hiçbir duyguya benzemeyen yoğun ve derin bir sevgi hissi. Ve tabii herkesin aşkı kendine özel. Siz sadece sevginizi birçok farklı şekilde göstermek ve daha çok sevmek için çalışabilirsiniz. Daha iyisine ulaşabilmeniz için rehberiniz olmaya geldik. Çaba Sarf Edin Sadece aşkın değil, pek çok ilişki türünün anahtarı bu. İlişkinizin yürümesi için çaba sarf edin. Sevgilinizle ilişkiye dair hedefleriniz hakkında açık bir iletişim kurun. Kısa süreli ya da ciddi ve uzun vadeli bir aşk düşünüyor olabilirsiniz; her ikisi için de dürüst olun. İki tür aşkta da yanlış bir şey yok ancak partnerinizin de sizinle aynı frekansta olduğundan emin olmalısınız. Kendinizi o kişiye ve ilişkiye adayın. Sevgilinizin kendisini özel hissetmesi ve ilişkinin yürümesi için çaba gösterin. Samimi Olun Duygusal yakınlık, sevgi dolu bir ilişkinin büyük bir parçası. En basitinden, sevgilinizin yanında kırılganlıklarınızı gösterebilme, hassasiyetlerinizi ifade edebilme olarak tanımlamak mümkün. Kendinizi savunmasız hissetmeye başladığınızda (korku, üzüntü, utanç veya incinme yaşadığınızda), bir an durun. Yaşadığınız duyguları kabul edin, kaçmayın. Hislerinize karşı nazik olun, şefkat gösterin. Sonra da bu savunmasız anlarınızı paylaşın ve sevgilinizin sizi desteklemesine izin verin….
Kendini Sevmekle Başlar Her Şey!
Arkadaşınız yoga derslerinde öğrendiği öz sevgi kavramını dilinden düşürmüyor, sosyal medyada önünüze düşen kişisel gelişim hesapları sadece bunu anlatıp duruyor, işyerinizde sık sık bunu duyuyorsunuz… Ama kendini sevmenin ne anlama geldiği ve nasıl yapılacağı konusunda kafanız karışık. Yalnız değilsiniz. Yaklaşın, anlatıyoruz. Öz sevginin tanımı kabaca, kendini takdir etmek ve kendine değer vermek. Aynı zamanda, kendinizle hassasiyetle konuşmak, bedeninizin ve zihninizin neye ihtiyacı olduğunu dinlemek gibi, kendinize saygı duyduğunuz ve öncelik verdiğiniz için yaptığınız eylemler de bu şemsiyenin altına giriyor. Bu satırları okurken gözlerinizi deviriyorsanız sıkı durun; uzmanlar kendinizi sevmenin ve takdir etmenin bir ‘sağlıklı domino etkisi’ yarattığını söylüyor. Kendinize olan güveninizi artırıyor ve size nasıl davranılmasını istediğinizi daha fazla ifade etmenizi sağlıyor. Yine de kafanızda hâlâ biraz belirsizse işte kendinize bakmanın, enerjinizi korumanın ve sizi mutlu eden şeyleri yapmanın bazı özel yolları… Duygularınızı Tanıyın Kendini sevmek en çok, duygularınızı reddetmek ya da küçümsemek yerine onlara dikkat etmek anlamına geliyor. Bunu yapmak için kullanabileceğiniz şeylerden biri günlük tutmak çünkü bu yolla kafanızın içinde gerçekten neler olup bittiğini saptayabilir ve bu duygularla en iyi halinize nasıl…
Güçlü Bir İlişkinin 8 Anahtarı
İçinde Sevgililer Günü’nü de barındıran şubat ayını bir ‘bağları güçlendirme’ dönemi olarak değerlendirmek istedik. En önemlisinden başlıyor ve güçlü bir ilişkinin elzem adımlarını sıralıyoruz. Belki ilk görüşte aşka düştünüz, belki bir arkadaşlıktan buraya evrildiniz. Belki ortak bir dostunuz sizi birbirinize uygun görüp buluşturdu, belki sanal dünyada tanıştınız. Çift olma haline hangi yollardan geçerek gelmiş olursanız olun, ikiniz de bu birlikteliğin diğerlerine benzemediğine eminseniz artık biraz daha derinleşmeyi düşünebilirsiniz. Çünkü inanın, sonsuz aşkın bile zorlukları var. Yaşamın getirdiği stresler, iletişim tarzlarındaki farklılıklar veya sizin ve onun geçtiği farklı aşamalar işleri zora sokabilir. Peki, en zor zamanlarda bile ilişkinizin sağlam ve mutlu kalmasını sağlamak için ne yapabilirsiniz? Yaklaşın, anlatıyoruz… İşe Yaramayanlarla Başlayalım Aşkı neyin güçlü kıldığına geçmeden önce, romantik ilişkilerde sizin ve partnerinizin sağlıklı bir ilişki kurmadığını gösterebilecek en yaygın birkaç hataya bakalım. Genel olarak neyin işe yaramadığını daha iyi anlamak, istediğiniz sevgi dolu ilişkiyi başarılı bir şekilde kurmanıza da yardımcı olabilir. Dikkat etmeniz gereken bazı işaretler şunlar: Biriniz diğerini kontrol etmeye çalışıyor. Güven eksikliği var. Siz veya eşiniz ihtiyaç veya isteklerinizi ifade etmekten rahatsızlık duyuyorsunuz….