“Filmlerin kendileri kadar isimleri de mühim şeyler anlatır” diyerek başladığımız oyunumuzda ‘uyku’dan sonra ‘yatak’ kelimesinin peşine takılıyoruz. Buyurun, beraber uzanalım…

Yataklar dinlenme, ağlama, kavuşma durakları olmaları bir yana, masallar dünyasındaki eşiklerimiz oldukları için de çok özeller. Uzaktayken özlemini çektiğimiz, eskiyince panikleyip yenisini bulabilmek için günlerce araştırdığımız, yaşımızla beraber değişen velinimetimiz bedenlerimizin ‘konuştuğu’ nesneler, her halimizin gizli tanıkları… Burada Gökhan Kırdar’dan “Yerine sevemem, yerine sevemem / Razıyım yapayalnız tükensin yıllarım ama yerine sevemem” şarkısını terennüm ederek yataklarımıza sarılabiliriz. Öyle bir yükselmek yani!

Korkmayın; yataklar üzerine sosyolojik veya psikolojik makaleler yazmayacağım. Zaten bu altyapıya da sahip değilim. Sadece ‘uyku’dan sonra bir de içinde ‘yatak’ kelimesi geçen filmler listesi hazırlama hevesindeyim. Çünkü bence bir kelimenin ortaklaştırdığı veya ayrıştırdığı bir liste yapmak çok zevkli. Ben bu oyunu sevdim, üstelik de sonuçlar tahmin ettiğimden fazla çıktı. Ama tabii ki geleneği bozmayıp en iyi 5 filmi sıralıyorum:

The Golden Bed / Altın Yatak (1925) 

Cecil B. DeMille’in yönettiği sessiz film, Wallace Irwin’in Yarının Ekmeği adlı romanından bir uyarlama. DeMille’in Paramount için çektiği bu son filmi yine kötü giden evlilikler, aşk üçgenleri gibi temalara odaklanıyor.

Conjugal Bed (1963) 

1963’te Cannes Film Festivali’nde yarışıp En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alan film, İtalya yapımı bir komedi. Ortak arkadaşları vasıtasıyla tanışan çiftin evliliği Regina hamile kalınca çıkmaza girer çünkü Regina, kocası Alfonso’ya olan tüm ilgisini kaybeder. 

The Bed Sitting Room / Oturma Yatak Odası (1969)

Bir İngiliz filmi. Dolayısıyla mizahı, absürtlüğü ve eleştirel dozuyla kendini hemen belli ediyor. Kendisiyle ilgili yapılan “Bu film tek cümleyle, Amerikalıların ‘Dr. Strangelove’ filmine İngilizlerin cevabı şeklinde özetlenebilir” yorumuna katılmamak mümkün değil.

Bed and Board / Ev Hali (1970)

Truffaut hayranları, hâlâ izlemediyseniz acele edin. ‘400 Darbe’ filminde gönlümüzü fetheden Jean-Pierre Léaud bu kez Antoine Doinel’in evlilik, ilk kez baba olma hazırlığı, ilk aldatma gibi dönemeçleri konu alan, mizahi yönü kuvvetli bir filmle karşımızda. 

In Bed with Santa (1999)

İsveç yapımı bu komedi filmi 2007’de Almanlar, 2014’te Fransızlar tarafından tekrar çekildi. Sara, Noel’i kutlamak için eski kocalarını eşleriyle beraber yemeğe davet eder. Üstelik bir sürprizi vardır: Hamiledir. Fakat işler giderek karmaşık bir hal alır çünkü Sara’nın kocası ondan habersiz kısırlaştırma operasyonu geçirmiştir. Peki bebeğin babası kimdir?