Filmlerin kendileri kadar isimleri de mühim şeyler anlatır. Madem ‘İyi Uyku İyi Hayat’ diyoruz, peşine düşeceğimiz ilk kelimemiz de uyku olsun. Başlıyoruz…

 

Uyku hepimiz için elzem. Uzmanlar yaş aralıklarına göre uykuda geçirilmesi gereken süreleri de söylüyorlar. Tüm ısrarlı uyarılara rağmen uykuyu zaman kaybı olarak gören bir kesim de hâlâ var maalesef. Öyle veya böyle; herkesin bünyesine göre değişen bu süre bir yana, bir konuda neredeyse herkes hemfikir: Uykunun en güzel kısmı rüyalar…

İster Freudyen bir pencereden, ister “Uykuda aslan görmek ne demek” diye yazdığımız bir internet sayfasından analiz etmeye çalışalım; tatlı rüyaların olduğu uykular hep gülümseterek uyandırır, hep iyi bir his bırakır.

Peki rüyaların hissi hep aynı mıdır? Uyku kelimesi ne ifade eder? Bakalım aşağıdaki liste size ufak cevaplar fısıldayabilecek mi?

Big Sleep / Derin Uyku (1946)

‘Big Sleep’ İngilizcede ölüme işaret eder, aslında tam karşılığı ‘bir daha uyanamadığın uyku’dur. ‘Film Noir’ (Kara Film) türünün en önemli yapımlarından biri olan ‘Derin Uyku’; aile, mafya, yeraltı dünyası, dedektif, aşk vb. temalardan da öte, isminin anlamı nedeniyle bile izlenmeyi fazlasıyla hak ediyor.

 

 

 

 

Sleepless in Seattle / Sevginin Bağladıkları (1993)

Türkçe çevirisinden de anlaşılacağı üzere bir romantik komedi. Artık klasikler arasında. Tom Hanks ve Meg Ryan’ın başrolleri paylaştığı filmin hikâyesi kanserden karısını kaybeden kahramanın yeni bir ilişki kuramamasıyla şekillenir. Hemen söyleyeyim, kimilerinin tüm zamanların en iyi aşk filmi listesinde olan ‘Sleepless in Seattle’ın müzikleri de çok konuşuldu.

 

 

 

Sleepy Hallow / Hayalet Süvari (1999)

Yazar W. Irving’in hikâyesinden bir uyarlama. Fantastik öğelerin ön planda olduğu bu gotik Tim Burton filminde başrol yine Johnny Depp’in. İngiltere’nin Sleepy Hallow adlı kasabasında işlenen cinayetleri araştırmakla görevli polis memuru, sıradışı bir katille cesur bir mücadeleye girer. Filmin yapımcısının da F. Ford Coppola olduğu düşünülürse, izlemediyseniz listenize ekleyin.

 

 

 

The Science of Sleep / Rüya Bilmecesi (2006)

Paris’te tek başına yaşayan genç bir adam, yan dairesine taşınan genç bir kadına âşık olmaya başlarsa ne olur? Gerçeklerin ve hayallerin iç içe geçtiği, ana karakterin fantezilerini muazzam bir görsel şölenle aktaran Michel Gondry imzalı bu film rüyalarımızı, gündüz düşlerimizi ve akıl oyunlarını irdelemek için iyi bir başlangıç.

 

 

 

Before I Go to Sleep / Uyuyana Kadar (2014)

Her sabah bir önceki günü unutarak uyansaydınız ne hissederdiniz? Hayat nasıl olurdu? Geçirdiği kaza sonucu hafizası yerle bir olan Christine (Nicole Kidman) bir yandan bunun üstesinden gelmeye çalışırken, diğer taraftan kendisini öldürmeye çalışanın kim olduğunu bulmaya uğraşır. Maalesef çok güvendiği kocası da listededir. Gerilimin yüksek dozda olduğu film izleyiciyi bir bulmaca çözer gibi kendine bağlıyor.