Hamilelik pek çok rutini ama en çok uyku düzenini etkileyen bir deneyim. İlk üç ayın şeker gibi uykuları
son trimesterde yerini huzursuz bacak sendromlarına, reflüye ve doğru pozisyonu bulmak için debelenip durmalara bırakabilir. Müzisyen Aylin Aslım, oyuncu Sedef Akalın ve tasarımcı Elif Domaniç,
hamilelik süreçlerinde uykuyla imtihanlarını anlattı.

Hamileliğin ilk aylarında dünya bir yana, içine düşüp kaybolmak isteyeceğiniz uyku bir yana… Her iki çocuğuma da hamileliğimin ilk üç ayındaki uykularım; şeker, bal-kaymak, lokum, pamuklar, bulutlar gibi yumuş yumuş benzetmelerle dahi tarif edemeyeceğim kadar eşsizdi. Her an, her yerde, her neyle meşgulsem bırakıp, Alice’in tavşan deliğinden yuvarlanması gibi kendimi pat diye uykuya teslim etmeye hazırdım. Son üç ay ise geceleri uykuya dalabilmek, dalmayı başardığımda da saat başı uyanmamak için bir adaklar adamadığım kalmıştı.
Karnım kocaman, yüzükoyun yatmak bir süreliğine hayal, bilim âlemi sol yanıma yatmam gerektiğinde ısrarcı, bense her uyandığımda kendimi sırtüstü halde bulup “Çocuğa bir şey olmaz di mi” paniği ve suçluluğu arasında debeleniyorum. Durmadan fokurdayan midem (ve tabii sabah akşam lıkır lıkır yuttuğum mide şurupları) ve ‘huzursuz’ bacağımın krampları da cabası.

Başka kadınlar neler yaşıyor?

Bacaklarımın arasına yastık koyup en rahat pozisyonu yakalayarak tatlı düşüncelerle uykuya dalmaya çalışmakla geçti son trimester. İlk hamileliğimin uykudan son uyanma anı ise oğlumun (üç hafta erken) “Geliyorum ben!” uyarısıyla gerçekleşmişti. Yorgunluktan bitap halde kendimi yatağa bıraktıktan tam bir saat sonra içimden yatağa süzülen sular beni uyandırıp doğum sürecinin başladığını haber veriyordu.
Başka kadınların hamilelik uykusu hikâyelerini merak ettim. Hamileliğinin son dönemecine giren müzisyen Aylin Aslım, 8.5 yaşındaki Aksel ile 1 yaşındaki Atlas’ın annesi, oyuncu Sedef Akalın ve 2.5 yaşındaki Uzay ile henüz 6 aylık olan Mars’ın annesi, tasarımcı Elif Domaniç’e hamilelik uykularını sordum.

***

AYLİN ASLIM

Hamileliğin ilk üç ayındaki uyku hali, yaşadığım en tatlı şeylerden…
33’üncü haftayı geride bıraktım. Ben çocukluğumdan beri insomniyakım maalesef. Çok geç uykuya dalıp kolay uyanan, sürekli uyanan biriyim. 1.5 yıldır daha iyiydim. Ama deliksiz uyku, gündüz uykusu olmazdı bende. Çocuklukta bile gündüz uykusu hatırlamıyorum. O yüzden hamileliğin ilk üç ayında yaşadığım uyku halini hayatımda yaşadığım en tatlı şeylerden biri olarak hatırlayacağım.

Yolda yürürken bir yere oturup uyuyacak haldeydim
Ne olur sürsün diyeceğim iki şey var hamilelikle ilgili: Biri uyku hali, biri de tat alma duyumun güçlenmiş olması. Uykum gelir gelmez dalabilmek, erken uyuyabilmek çok güzelmiş. Hayatımda böyle bir şey yaşamadım. İlk üç ay, yolda yürürken bir yere oturup uyuyacak hale geliyordum. Sabah uyandıktan maksimum yarım saat sonra, birileri damarıma ilaç zerk etmiş gibi ani bir uyku hali geliyor ve bütün gün sürüyordu. Başka hiçbir şey düşünemiyordum. “Akşam ne yiyelim?” diye sorduklarında “Bana soru sormayın” falan diyordum, öyle bir uyku hali vardı. Üç ay sonra geçti o tabii.

Reflü yüzünden oturarak uyuyorum
İkinci üç ayda dedikleri gibi bir enerji yükselmesi oldu, işimi gücümü daha çok yapabildim. İkinci üç ayın sonlarına doğru maalesef uykuyu bozan tek bir şey oldu; hâlâ devam ediyor: Çok şiddetli reflü. Önlemler alsam, ilaca başlasam da giderek arttı. Reflü yüzünden oturarak uyuma pozisyonuna geldim.

Sırtüstü uyandığımda suçluluk hissediyorum
Sırtüstü yatmanın sakıncalı olduğunu çok tesadüfen öğrendim. Sırtüstü en rahat ettiğim pozisyon maalesef, kendimi uyandığımda sırtüstü bulduğumda suçluluk hissediyorum, bebek için iyi değilmiş çünkü. Normalde de hep yan yatarım, sırtüstü uyuma alışkanlığım yoktur. Ama hamilelikte böyle rahat ettim. Yan yatma mecburiyeti olunca -sola yatmak gerekiyormuş ama ben sağa yatıyorum genelde- bu sefer sağ kolum öyle bir tutuldu ki, üç gün kolumla hiçbir şey yapamadım. Ezmişim bütün kasları…

Meğer uyanmalarımın nedeni nefes sorunuymuş…
Nefes sıkıntısı yüzünden daha önce alıp bir kenara koyduğum burun bantları vardı evde, bir takayım dedim. Ve şu ortaya çıktı: Aslında o gece uyanmalarım göbek ve ağırlık merkezinin değişmesinden, dönmekten falan değil, nefestenmiş meğer. Gecede dört-beş kere uyanıyorsam iki kere, bir kere uyanmaya başladım. Bantları takmaya başladığımdan beri çok iyi uyuyorum; epey de dinlenmiş, uykumu almış uyanıyorum. Bunu tavsiye edebilirim hamilelere; nefesi rahatlatmayı da bir denesinler.

Hamile uyku yastığı bende fiyasko oldu
Hamilelik yastığı mevzusu büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı! Hamile bir arkadaşım o yastıksız yapamıyor, o önerdi. Hemen sipariş verdim, dev gibi bir şey geldi. Merakla yattım, hiçbir şekilde anlayamadım zaten, ne yapıyoruz falan diye… Yatağın yarısını kapladı. Yok, beni çok rahatsız etti. Öyle yastıklara sarılıp her yerime yastık doldurmak falan bana göre değil. Fenalık geliyor. O tür yastıklar almadan önce burun bantlarını deneyebilir hamileler, nefes olayını çözsünler. Ama bacak arasına yastık koyunca rahat eden insanlar var.

***

SEDEF AKALIN

İrili ufaklı 15 yastıkla uyuyabiliyordum
Uyku açısından birbirinden çok farklı iki hamilelik süreci geçirdim. İlk oğlumda (Aksel, 8.5 yaşında) gerçekten karnımın çok büyüdüğü aylara kadar tek sıkıntım uyku pozisyonuydu. Normalde yüzüstü yatıyorum ve hamilelikte bu, bir süre sonra imkânsız hale geliyor. Son ayda ise yurtdışında teyzemin evinde bulduğum irili ufaklı 15 yastıkla uyuyabiliyordum. Gece tuvalete kalkıp geri yattığımda 15 yastığı yeniden yerleştirme hali hâlâ aklımdan çıkmaz!

Uykuma ilk darbe: Gece reflüsü
İkinci hamileliğimde (Atlas, 1 yaşında) ikinci ayda gece reflüleriyle ilk darbeyi yedi uykum; ilaçlara rağmen acıdan uyanıyordum. Altıncı ayda ise huzursuz bacak sendromu yaşadım. Çok saçma bir şey, tüm vücudunuz uyuyor, bacağınız hariç! Sürekli hareket edip, huzursuzluk çıkarıp sizi uyandırıyor…

Huzursuz bacak sendromu yüzünden polisi şüphelendirdim!
Yatmadan önce meditasyon, yoga, yürüyüş gibi şeyler denedim ama bazı akşamlar asla uyutmuyordu. Bir gece, sabaha karşı 5’te delirdim; evin içinde yürüdüm, yoga yaptım; hiçbiri olmayınca dedim ki bayılana kadar yürüyeceğim, çare yok… Moda Burnu’nda aşağı-yukarı yürümeye başladım. Muhtemelen uykusuzluktan tipim psikopat gibi, kızgın kızgın yürüyorum. O saatte beni gören polis şüphelenmiş, bir süre sonra önümü kestiler ve dediklerime inanmayıp eve girene kadar takip ettiler beni. Kimlik yok yanımda falan, çok utandım!

Her gün yoga yaptım, homeopati yardımı aldım
Huzursuz bacak ve hamilelikle ilgili zorlandığım konular için çözüm olarak her gün yoga yapmaya başladım ve bir homeopati doktorundan yardım aldım. Hamilelik dönemindeki rüyalarım ise içinde bulunduğum aya bağlı olarak ‘18+’ rüyalarla polisiye kovalamacalar arası değişiyordu! İkinci oğluma hamileliğimin son ayında kuzenim bir hamile uyku yastığı hediye etti. Bazı geceler şahane uyuyup, bazı geceler baya kavga ediyorduk kendisiyle. Mutlu muydum değil miydim o yastıktan, emin değilim…

***

ELİF DOMANİÇ

Uykusuzluğum hamilelikte arttı
Hayatım boyunca hiç deliksiz uyumadım, uykularım hep biraz bozuk olmuştur. Çok zor uykuya dalarım, çok sık uyanırım. Uykum kaçtı mı gece birkaç saat uyanık kalırım ve gece bu kadar uyuyamamama rağmen sabahları yine de erken uyanırım. Bu rutin, hamilelikte de biraz daha artarak devam etti.

İkinci hamilelikte yüzüstü uyumamaya alıştım
Normalde yüzüstü uyurdum hep, ilk hamileliğimde yüzüstü yatamamak çok zor gelmişti. Uykuya dalmakta ekstra zorlanmıştım. Ama ikinci hamileliğimde bu duruma alıştım ve sanırım yorgunluk da eklenince sırtüstü ağzım açık sızıp kalmaya başladım. Uzay’a hamileyken (Uzay, 2.5 yaşında) yaşamadım ama Mars’ta (Mars, 6 aylık) bacak krampını çok yaşadım. Doktorum soda içmemi tavsiye etmişti bunun için. 1 yaşından itibaren kendi odasında uyuduğu için ikinci hamilelik sürecimde beni zorlayıcı bir tarafı olmadı Uzay’ın.