Tüm çatışmaların, kavgaların, sevmelerin başlangıcı koltuklar olsa da yorgun geçen bir günün ardından sadece sıcak bir yatağın hayalini kurarız. Gelin şimdi, bazen öd koparan, tekinsiz olabilen, yoran koltuk sahnelerinin olduğu filmlere bakarak, yataklarımızın kıymetini hatırlayalım…

İlk gün mis gibidir o koltuk; bebek gibi uyutur. Günler geçtikçe ince ince belin sızlar. Haince tutar bir yanını o ‘eski dost’ koltuk.
Kimi parasızlıktan koltukta uyumak zorunda kalır, kimi eş durumundan. Bazen misafir oluruz o koltuklara, bazen de misafirimiz yatar bizim salonlarımızda. Gün gelir açılamadığın aşkını seyredersin oracıkta. O filme bakar, sen onun her detayına… O sırada uyku mu? Sıkıyorsa uyu tabii…
Şu ana kadar koltuğun yatağa galip geldiğini düşünebilirsiniz. Ama maalesef bu pek mümkün görünmüyor.
Tüm çatışmaların, kavgaların, sevmelerin başlangıcı koltuklar olsa da yorgun geçen bir günün ardından sadece sıcak bir yatağın hayalini kurarız.
Çünkü insan rahat ister…
Gelin şimdi, bazen öd koparan, tekinsiz olabilen, yoran koltuk sahnelerinin olduğu filmlere bakarak yataklarımızın kıymetini hatırlayalım…

1. Funny Games / Ölümcül Oyunlar (1997-2007)
Efsanevi yönetmen Michael Haneke, 1997’de çektiği filmini, 2007’de Hollywood oyuncularıyla tekrar çekti. ‘Ölümcül Oyunlar’ burjuvazinin kara yüzünü eleştiren bir başyapıt. Ann, George ve oğulları hafta sonu tatili için geldikleri göl evinde kendi evlerinin salonunda, iki genç tarafından uzun süren bir şiddete maruz bırakılırlar.

2. Requiem for a Dream / Bir Rüya İçin Ağıt (2000)
Darren Aronofsky’nin psikolojik gerilim filmi zamanla kült oldu. Her türlü bağımlılığın hayatlarımıza neler yaptığını gözler önüne seren Aronofsky bir röportajında şöyle diyor: “En nihayetinde film, insanların gerçekliklerinden kaçmak için gidebilecekleri mesafelerle ilgili.”

3. About A Boy / Bir Erkek Hakkında (2002)
Filmin başrollerini Hugh Grant, Rachel Weisz ve Toni Collette paylaşıyor. Nick Hornby’nin kitabından uyarlanan film, dul kadınlarla olmanın kolay olduğuna karar veren Will (Hugh Grant) ve kendine baba arayan Marcus’un (Nicholas Hoult) ilişkisini konu alıyor. Filmin koltukta geçen sahnesini uzun süre unutamayacaksınız.

4. Carnage / Acımasız Tanrı (2011)
Roman Polanski’nin tek mekân filmlerine de örnek teşkil eden hikâyesinde başrolleri Kate Winslet, Judie Foster, Christoph Waltz ve John C. Reilly paylaşıyor. İki çocuğun kavgası üzerine bir araya gelen ebeveynler için her şey çok güzel başlasa da zaman ilerledikçe tartışmalar başlar. Maskeler düşerken ortaya çıkan hallerimiz üzerine bir kara komedi.

5. Promising Young Woman / Yetenekli Genç Kadın (2020)
Yaşadığı travma sonrasında, kendisine sürekli yetenekli denen, geleceği parlak olan Cassie (Carey Mulligan) bir intikam zinciri başlatır. Emerald Fennell’in yönettiği ‘Yetenekli Genç Kadın’, ‘Me Too’ hareketinin hız kazandığı günümüzde, gizem, kara komedi ve gerilimin harmanlandığı bir ilk film.

Yatsan televizyon koltuklarında uyumak çok daha rahat. Bunun için Yatsan ürünlerine göz atın.