Uyku sağlıklı yaşam tarzının çok önemli bir parçası. Bitmedi… İyi bir gece uykusu almak mutlu hissetmenin de anahtarı. Biz söylemiyoruz, araştırmalar ortaya koyuyor. Hem denemesi bedava!

Uykunun yaşamımızı sürdürmek için vazgeçilmez olduğunu hepimiz biliyoruz. Çoğumuzun bilmediği veya üzerinde çok durmadığı şey, genel sağlığımız kadar mutluluğumuz için de ne kadar önemli olduğu…
Yeterli uykunun sağlığa faydalarını destekleyen tonlarca araştırma var. Uyku yoksunluğu, diyabetten kalp rahatsızlıklarına, hatta kansere kadar pek çok ciddi hastalığa yakalanma riskini yükseltiyor, bağışıklık sistemini zayıflatarak bulaşıcı hastalıklara karşı savunmasız hale getiriyor. Ayrıca tepki sürelerini yavaşlatıyor ve hafızayı bozuyor. Bu nedenle yeterince uyumamanın fiziksel sağlığın yanı sıra büyük bir zihinsel maliyeti de var. 
Yorgunluğun bizi huysuzlaştırdığını ve mutsuz bir insan haline getirdiğini şahsi deneyimlerimizden de biliyoruz. Böyle zamanlarda işimizin ve ruh halimizin kötüye gittiğini bilsek de, çoğumuz hâlâ uykuya ayırdığımız vakti düzenli olarak azaltıyoruz. Çünkü hep ‘çok meşgul’üz ve uykumuzdan kıstığımız o dakikaların çok da önemli olmadığını düşünüyoruz. Oysa bu, ‘küresel salgın’ diyebileceğimiz kadar büyük bir mesele ve üzerimizdeki etkileri her geçen gün biraz daha büyüyor.

Sadece süreyi tamamlamak yetmez

Uzmanlar yetişkinlerin her gece ortalama 7-9 saat uykuya ihtiyacı olduğu konusunda hemfikir. ABD’nin Binghamton Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, daha az uyuyan deneklerin, belirlenen görevleri tamamlarken ‘tekrarlayan olumsuz düşünceler’ yaşama olasılıklarının daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı.
Daha şaşırtıcı bir bulgu daha vardı. Bu durum ‘yeterince’ ancak gecenin ilerleyen saatlerinden itibaren uyuyan denekler için de geçerliydi. Yani araştırma uykunun sadece miktarının değil, zamanlamasının da büyük önem taşıdığını gösteriyordu. Buradan net bir şekilde anlaşılıyor ki “Ben gerekli süreyi tamamladım” demek yeterli olmuyor; insan vücudu ‘gece uykusu’ için inşa edilmiş bir mekanizma.
Nörobilim ve psikoloji profesörü, uyku uzmanı Matthew Walker’ın yaptığı deney ise yetersiz uykunun, beynin duygusal merkezlerinin ‘çıldırmasına’ neden olduğunu gösteriyor. Bu deneyde katılımcılara rahatsız edicilik derecesi giderek artan görüntüler gösterildi. Az uyumuş olanlar negatif görüntülere iyi dinlenmişlere nazaran yüzde 60 oranla daha sert tepkiler verdiler. Sonuç şuydu: Yeterince uyumamak farkında olsak da olmasak da beynimizi olumsuz durumlara daha açık hale getiriyordu.

Günlük ruh halini etkiliyor

Psikolog Daniel Kahneman ve ekonomist Alan B. Krueger da ‘yaşam doyumu’ üzerine yaptıkları araştırmada uykuyla genel mutluluk arasında doğrudan bir ilişki buldular. Uyku kalitesi günlük ruh halini derecelendirmede en etkili faktördü. Araştırma şirketi Gallup’un anketi de aynı sonuçları verdi: Yeteri kadar uyuyanların hayatlarını görece mutlu olarak değerlendirme olasılıkları daha yüksek çıktı.
Tabii burada biraz tavuk-yumurta ilişkisi olduğunu söylemek gerek. Daha çok uyuyanlar daha mutludur veya daha mutlu olanlar daha fazla uyuyordur diyemeyiz elbette ama bir yandan da artık bunu biliyoruz! Denemesi bedava: Yeterince uyumak sizi daha iyi bir genel sağlık durumuna ve daha fazla mutluluğa götürecek. Yani eğer bozuksa uykunuzu düzeltmeye çalışmaya değer. İyi uykular, mutlu günler!