Koşmaya Nasıl Başlanır?
Yeni yıl kararlarının değişmez maddesi düzenli egzersiz. Çeşitli bahanelerle hâlâ başlamadıysanız ocak ayının sonuna doğru yol aldığımızı hatırlatırız. Aslında henüz denemediyseniz ve fiziksel bir engeliniz yoksa koşmanın pek çok faydası olduğunu söylemeye geldik. Stres azaltan, kas güçlendiren, ayrıca hızla zayıflatan bir egzersiz kendisi. Başlangıçta zor bir iş olduğu doğru ancak birkaç hafta sonra vücudunuz ritmini bulacak ve özgürce koşma hissini arzulamaya başlayacaksınız. Kolaylaştırıcı listemizle yanınızdayız. İLK ADIM: DIŞARI ÇIKMAK 1. Evden Çıkın ve Koşun Evet, hemen şimdi! İlk adım aslında bu kadar basit. Koşmaya başlamanın en iyi yolu, koşuya uygun üretilmiş bir ayakkabı giyip kendinizi kaldırıma, toprağa veya çimenlere atmak. Normalde fazla kullanılmayan kaslar harekete geçtiği için koşma hareketi başta tuhaf hissettirecek; bu normal. Bacaklarınız yanana, göğsünüz kabarana kadar koşun; yeni başlayanlar için bu his yaklaşık 5-10 dakika sonra gelecektir. Ayakkabı önemli. En gelişmişinden olmasa da koşu için üretilmiş bir çift eklemlerinize iyi davranmanız için önemli. Devam etmek istediğinizden emin olunca modeli yükseltebilirsiniz. Rahat kıyafetlerle koşun. Spor şortu, tişört ve gerekirse sporcu sutyeni giyin. Dar şeylerden uzak durun. Her yerde koşun. Mahallenizde, bir parkta,…
Haydi, Kalbimizi de Yenileyelim!
Madem bu yılı yenilenme yılı seçtik; o zaman hayat dediğimizde aklımıza gelen ilk parçamızı da sevip kollama, iyi davranıp yanında olma yılındayız demektir. Özellikle kışın çok daha hassas olan kalbimiz için yapabileceklerimizi uzmanından öğrendik. Ülkemizde yaşam kayıplarının yüzde 33.4’ünü oluşturan kalp krizi, tüm dünyada görülen ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Oysa araştırmalar bazı yaşam tarzı değişiklikleriyle bu riskin azaltılabildiğini ortaya koyuyor. Özellikle içinde bulunduğumuz kış mevsimi, kalp damarlarının daralmasına ve tansiyonu yükselterek kalbin hızlı atmasına yol açtığı için uzmanlar soğuk havalarda daha temkinli olunmasını tavsiye ediyor. Üstelik bunun cinsiyetle de ilgisi yok. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Karabulut, erkeklerde daha sık görülse de, ‘Kalp hastalığı erkek hastalığıdır’ bilgisinin doğru olmadığını belirtiyor. Kadınlarda koroner kalp hastalığının meme kanseri ve diğer hastalıklardan daha sık görüldüğünü ve erkeklerde olduğu gibi bir numaralı ölüm nedeni olduğunu söylüyor. Hatta ilk kalp krizinde ölüm riskinin, kadınlarda erkeklerden iki kat daha fazla olduğunu vurguluyor. Hatalı Yaşam Alışkanlıklarına Dikkat! Kalp krizine yol açan etkenlerin bazıları değiştirilebilir, bazıları ise değiştirilemez risk faktörleri olarak değerlendiriliyor. Değiştirilemeyen…
Yeni Bir Hayata Nasıl Başlanır?
Belki de bu yıl sizin için yeniden başlamanın anlamı çok daha büyüktür. İster biten bir ilişki veya evliliğin ardından taze adımlar atmak istiyor olun, ister çeşitli nedenlerle şehir değiştirmeye karar vermiş olun; yeni bir hayata başlamak başta zor ve bunaltıcı görünebilir. Ancak cesaret ve kararlılıkla ilerlerseniz bunun hayatınızı daha iyi hale getirmek için bir fırsat olduğunu görebilirsiniz. Size yardımcı olacak yöntemlerle yanınızdayız. YENİ HAYATA HAZIRLANMAK Adım 1: Ne istediğinize karar verin Yeni bir hayata başlama nedenleriniz çeşitli olabilir: Sadece bir değişiklik yapmak istiyor da olabilirsiniz, mecbur kalmış da… Fark etmez; her durumda yeniden başlamanın ilk adımı, hayattan ne istediğinizi bilmektir. Bu durumdan mutlu olmasanız bile, bu yeni hayatta sizin için önemli olan şeylere öncelik vermenizde fayda var. Net hedeflere sahip olmak ve bunlara ulaşmak için ne yapmanız gerektiğini belirlemek, yeni hayatınızı kurma konusunda kendinize daha fazla güvenmenize ve iyimserliğinizi korumanıza yardımcı olacaktır. Adım 2: Sonuçları göz önünde bulundurun Yapmayı planladığınız yaşam değişiklikleri kendi seçiminizse eylemlerinizin doğurabileceği sonuçlar hakkında düşünmek için biraz zaman ayırmak iyi bir fikirdir. Çünkü büyük hamleleri geri almak zor olabilir. Neler…
Yeni Yıla Taze Başlangıçlarla Girmenin Yolları
Yeni yıl kararları üzerinde çalışmaya başlamanın zamanı geldi. Görünümünüzü değiştirmekten daha iyi bir insan olmaya, maddi-manevi pek çok taze başlangıcı masaya yatırıyoruz. Haydi, önümüzdeki yıla kadar yapacağımız çok şey var! 1. Görünümünüzü Parlatın Saçınızı değiştirin: Yüzünüzü tazelemek için en garantili yollardan biri budur. Öncelikle saçınızın rengini değiştirmeyi deneyebilirsiniz. Uzunsa kestirebilir veya tamamen farklı bir görünüm için cesur ve yeni bir model seçebilirsiniz. Fazla cesaretiniz yoksa uzun saçlarınızı önce biraz kısaltmayı düşünebilirsiniz. Zaten kısa saçlıysanız küçük bir değişiklik için yanları daha da kısaltabilirsiniz. Yeni bir şey deneyin: Görünümünüzle ilgili yeni bir şeyler yapmak, yeni yıla girerken kendinize güvenmenize yardımcı olabilir. En basitinden, hızma ya da piercing takabilir, kullanıyorsanız gözlük çerçevenizi değiştirebilir, daha cesursanız boynunuza bir dövme yaptırabilirsiniz. Tarzınıza ve bütçenize uygun olanı bulun ve mutlaka yeni bir şeyler deneyin. Bir fitness rutini başlatın: Zaten düzenli bir program uyguluyorsanız diyecek sözümüz yok. Ama yeni başlıyorsanız örneğin, her gün işten sonra 20 dakikalık bir yürüyüşe çıkabilir veya sonbaharda bir koşu yarışına katılmak için antrenman yapabilirsiniz. Basit ve kademeli olarak başlayın, böylece hedeflerinize bağlı kalabilirsiniz. Yakında bir spor…
Yağdan Kilo Vermenin 6 Püf Noktası
Madem yeni yılla birlikte her şeye yeniden başlıyoruz, o zaman en fazla tekrara düştüğümüz kilo kontrolü hakkında da konuşma zamanımız gelmiş demektir. Bir kere daha ‘yo-yo sendromu’ sarmalına düşmemek için bilmeniz gerekenler burada… Fazla kilolarından kurtulmaya çalışanların çok sık başına gelen bir durumdur; yağdan değil de kaslardan vermek! Nedeni basit: Kilo vermek için yapılan kalori kısıtlamalı diyetler eğer yeterli miktarda protein içermiyorsa azaltılan enerji kaslardan karşılanıyor, bu da kas kaybına yol açıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Sağlıklı kilo verme hızı ayda 3 ile 6 kg. arasında değişir. Kilo verme hedefini çok yüksek tutarak dengesiz ve çok kısıtlı beslenmek kas kaybına neden olur; bu da metabolizma hızının yavaşlamasına, vücut direncinin ve performansının azalmasına, yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlere, yaşam kalitesinin düşmesine yol açar. Üstelik ‘yo-yo sendromu’ da kaçınılmazdır, yani hızlı verilen kilolar hızla geri alınır. Bu nedenle doğru ve kalıcı kilo kaybı için mutlaka egzersizle desteklenen, kişiye özgü planlanmış beslenme programı uygulanması gerekir” diyor. Turanlı’dan yağdan kilo vermenin 6 püf noktasını öğrendik. 1. Doğru beslenin Her bireyin farklı metabolik yapıları…
Hoş Geldin Yeni Yıl: İşte Yine Buradayız!
Yeni yılla birlikte çoğumuz geçmişin yüklerinden arınıp yeni bir başlangıcın kapılarını aralamaya niyetleniyoruz. “Her sene aynı şey” demeyin sakın; belki de dünyanın en güzel fırsatı bu! Akıllıca kullanırsak sadece kendi hayatımızda olumlu bir dönüşüm yaşamakla kalmaz, dünyayı bile değiştirebiliriz. Yeter ki inanın ve o ilk adımı atın. Haydi; mutlulukla ve umutla, her şey yeniden… 1. Pozitif Düşüncenin Gücünden Yararlan Pek çok stres kaynağıyla sarılmış hayatlarımızda çok zor biliyoruz ama yeni bir yıl, aynı zamanda olumlu düşünce tarzını benimseme ve zihinsel sağlığımıza odaklanma olanağı sunan bir fırsat kapısı. Bir çöp kovasını 12 ay boyunca hiç boşaltmadığınızı düşünün. İçindekilerin taşmak üzere olduğunu hatta belki biraz dökülüp temiz alanları da kirlettiğini görüyor musunuz? İşte şimdi, yeni yılı fırsat bilin ve önce o çöpü güzelce boşaltın. Sonra da bir daha bu kadar çok çöp çıkarmamaya niyetlenin. Nasıl mı olacak? Bilim, pozitif düşüncenin beynin kimyasını değiştirebileceğini ve bu değişikliklerin genel sağlığımıza olumlu etkileri olacağını söylüyor. Her şeyi sizin daha iyi yaptığınızı söyleyen egonuzla vedalaşın, önyargılarınıza bundan sonra birlikte devam edemeyeceğinizi söyleyin, kendi huzurunuza ve bütünsel sağlığınıza odaklanın. Göreceksiniz; stresin…
İyi Kararlar Nasıl Alınır?
Kariyerinizde veya özel hayatınızda verdiğiniz kararlar, başarılı ve mutlu olma yolunda büyük önem taşıyor. Hayatınız boyunca ne kadar çok karar vermek zorunda kaldığınızı düşünmek canınızı sıkabilir. Peki bu alandaki becerilerinizi geliştirmek için farklı stratejiler öğrenerek işinizi biraz daha kolaylaştırmaya ne dersiniz? 1. Hedeflerinizi bilin * Bir durumun arzu edilen sonucunu iyi anlamak, geriye doğru çalışmanıza ve bu sonuca ulaşmak için adımlar atmanıza yardımcı olabilir. * Bir hedef, neyi başarmayı umduğunuzu dikkate alarak geleceği öngörmeli. Hedefinize ulaşmak için çalışmaya başlamadan önce ne istediğinizi ifade etmek çok önemli bir ilk adım. Bu faktörleri aklınızda tutmanız, bu hedeflere ulaşmak için en iyi planı formüle etmenize yardımcı olacaktır. * Amaç ve hedeflerinizin daha büyük planlarınıza nasıl uyduğunu düşünün. Örneğin, yeni bir kariyer fırsatı için mevcut işinizden ayrılıp ayrılmamayı düşünüyorsanız, kendinize uzun vadeli kariyer hedeflerinizin ne olduğunu sorun. Yeni bir işin bu uzun vadeli hedeflere ulaşmanıza nasıl yardımcı olabileceğini veya engelleme ihtimali olup olmadığını aklınızdan geçirin. Ayrıca hayatınızın tüm yönlerini göz önünde bulundurmanız gerektiğini de unutmayın; örneğin, mesleki hedeflerinizin kişisel hedeflerinizi nasıl etkileyebileceğini ve bunun tersini sorgulayın. Sizin için…
Hızlı ve Etkili Karar Verebilmek için 8 Adımlık Rehber
Madem sözü yeni yıl kararlarından açtık, işin biraz daha derinine inmemizde sakınca yok. Her zaman ‘doğru’ karar vermenin basit bir formülü bulunmuyor ama atacağınız birkaç basit adımla riskleri en aza indirmek mümkün. Buyurun aşağıya… Başlamadan önce… Bilinçli bir karar vermek için yapmanız gereken seçimi iyi anladığınızdan emin olun: Neden bir karar verilmesi gerekiyor? Seçenekleriniz neler? Her seçeneğin en kötü senaryosunu belirleyin. Böylece her sonuca hazırlıklı olursunuz. Ayrıca mümkünse bir yedek plan da hazırlamaya çalışın. Her bir seçimin olası sonuçlarını anlamak için tüm alternatiflerinizi dikkatlice tartın. En fazla düşünmeniz gereken soru şu: Kararınızdan kimler etkilenecek? Durumu iyice araştırın Durumu iyi bilmek, net karar verme yolunda size en fazla yardımcı olacak şey. Karar verme kaygısı, karşı karşıya olduğunuz canavarı, yani yapmanız gereken seçimi net bir şekilde anlamamaktan kaynaklanabilir. Vermeniz gereken kararı düşünün ve neden verilmesi gerektiğini anladığınızdan emin olun: Bir seçim yapmazsanız ne olacak? Hangi hedefe ulaşmaya çalışıyorsunuz? Net bir hedef belirlemek, bu hedefe ulaşmak için izlenecek en iyi yolu belirlemenize yardımcı olabilir. Kendinize sorunun bir karar vermekle çözülüp çözülmeyeceğini ya da daha büyük bir sorunun…
İnsülin Direncini Kırmanın 6 Etkili Yolu
40-50 yaş aralığındaki kişilerin yüzde 40’ında görülüyor. Diyabete ve kalp damar hastalıklarına yol açıyor. Ve maalesef içinde bulunduğumuz hayat şartları nedeniyle giderek yaygınlaşıyor. İnsülin direncinden söz ediyoruz. Çarelerden birinin yine iyi uyku olduğu insülin direncini kırmanın 6 etkili yolu yazımızda… Sık acıkma, sürekli tatlı yeme isteği, tansiyon yüksekliği, yemek sonrası uyku basması… Günümüzde gittikçe yaygınlaşan insülin direnci sorununun belirtilerinden birkaçı bunlar. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ender Arıkan, ülkemizde çok sık rastlanan ve sağlıksız yaşam tarzının da etkisiyle artık genç yaşlarda da kapıyı çalan insülin direncinin, özellikle 40-50 yaş grubundaki bireylerin yüzde 40’ında görüldüğünü söylüyor. Peki görülme sıklığı neden artıyor? Prof. Dr. Arıkan, son yıllarda sağlıksız beslenme alışkanlığı ve hareketsiz yaşam tarzı derken vücutta yağ dokusunun arttığını, bu yağlardan salgılanan zararlı kimyasal maddelerin kanda şeker oranını düzenleyen insülin hormonunun etkisini bozduğunu ve insülin direncine yol açtığını belirtiyor. “Çok ciddi bir sağlık sorunu olan insülin direnci, tedavi edilmediği takdirde diyabet ve kalp ve damar hastalıkları gibi hayati riske yol açabilen hastalıklara zemin hazırlıyor. İnsülin direnci sendromunda ilaç tedavisinin mutlaka yaşam…
Beden Diliniz Sizi Nasıl Ele Veriyor?
Konuşmanın en etkili ifade biçimimiz olduğunu düşünebiliriz ancak araştırmalar beden dilinin her türlü ilişkimizde sandığımızdan çok daha büyük bir rol oynayabileceğini gösteriyor. O yüzden, kendiniz hakkında bilmediklerinizi öğrenmek isterseniz bu yazıyı mutlaka okuyun. Özel hayatımızda ya da iş dünyasında kurduğumuz ilişkilerde bazen gizli bir gerilim ya da neden olduğunu çözemediğimiz yanlış anlamalarla karşılaşabiliriz. Acaba neden? Bilimsel bir araştırma, hoşlandığımız ve hoşlanmadığımız şeyleri ifade etmek söz konusu olduğunda, iletişimimizin yüzde 55’inin beden dili aracılığıyla iletildiğini; seçtiğimiz kelimelerin ve ses tonumuzun sırasıyla yüzde 7 ve yüzde 38’lik paya sahip olduğunu söylüyor. Aynı alanda yapılmış başka araştırmalar da sözel olmayan davranışların, iletişimimizin yüzde 70’ine kadarını oluşturabileceğini belirtmekte. Hareket etme şeklimizin farkında olduğumuzda, beden dili, karşınızdakini sıcak bir gülümsemeyle baktığımızda veya birini sevdiğimizi ya da özlediğimizi hissettirmek için kollarımızı açtığımızda olduğu gibi, meramımızı anlatmamıza yardımcı olabilir. Ama farkında olmadığımızda, hissettiklerimiz veya düşündüklerimizle uyuşmayan sinyaller göndermemiz mümkün. Bir dahaki sefere biriyle konuşurken, aşağıdaki beden dillerinden herhangi birini kullanıp kullanmadığınızın farkına varabilmek için bir dakikanızı ayırın. Tüm bu durumların istisnaları olsa da bazı etkileşimleriniz sırasında faydasını göreceğiniz kesin. Kaşları Çatmak,…