En etkili yaşam düzenlemeleri ‘içeriden’ başlar. Uyku bu süreçlerin en tıkır tıkır çalışanı.
Gelin, dalmadan önce düşündüklerinize ve hayat rutininizde yer tutanlara yakından bakalım.

1. Şu durumda uykunuz kaçar:
♥ Birini üzdüğünüzü düşündüğünüzde
◆ Telefonunuzda çok fazla vakit geçirdiğinizde
◊ Yaklaşan önemli bir olay olduğunda
■ Kendinizi hayal kırıklığına uğramış hissettiğinizde

2. En kötü kâbusunuzda kendinizi şöyle görürsünüz:
■ Gergin
♥ Muhtaç
◆ Rekabetçi
◊ Kötümser

3. Sizde daha fazla olsun isterdiniz:
♥ Özgüven
◊ Kendine inanç
◆ Kendini kabul etme
■ Kendine şefkat

4. Keşke daha az umursayabilseydiniz:
■ Her şeyi doğru yapmak
◊ En kötüsüne hazır olmak
◆ Başkalarının hayatları
♥ Başkalarının görüşleri

5. Başarılı bir arkadaşınızla beraberken aklınızda döner durur:
♥ Sizin hakkınızda ne düşündüğü
◊ Hayatta belli seçimleri neye göre yaptığınız
◆ Daha fazla çabalamanızın gerekip gerekmediği
■ Ondan öğrenebilecekleriniz

6. İnsanlar size söylediğinde sinirlenirsiniz:
◆ Bu halinle harikasın
◊ Dinlenmeye ihtiyacın var
♥ Çok endişelisin
■ Standartlarını düşürmelisin

7. Büyürken en çok istediğiniz şey:
♥ Herkes tarafından beğenilmekti
◆ Kalabalığın bir parçası olmaktı
■ Sınıfının en iyisi olmaktı
◊ Bir sonraki adımda ne olacağını bilmekti

8. Yaptığınızda daima kendinizi daha iyi hissettiğiniz şey:
◆ Dijital detoks
◊ Sizi anlayan birine iç dökmek
■ Günlük rutininizden çıkmak
♥ Bir meşgaleye yoğunlaşmak

 

DEĞERLENDİRME

♥ ÇOĞUNLUKTAYSA
Zihin okumacılık
Empatik bir kişilik yapısına sahipseniz başkalarının ne düşündüğünü merak etmek, doğanızda var demektir. Ama merak etmekle akıl okumak arasında fark var. Kendinizi sadece karşınızdaki kişinin ruh halini nelerin değiştirdiğini odaklanmaya adarsanız tükenirsiniz. Bu yorucu ve hiç bitmeyen bir süreçtir çünkü başka bir insanın zihninde neler döndüğünü tam olarak asla bilemezsiniz. Unutmayın; temel değerlerinizi netleştirmek ve onlarla iletişim halinde kalmak, başkalarının düşüncelerini tahmin etmekten daha olumlu sonuçlar doğurur.

ÇOĞUNLUKTAYSA
Karşılaştırmacılık
Hayatınızı başkalarınınkilerle karşılaştırmak, en büyük hayat tuzaklarından. Hele de sosyal medya çağında kaçışı olmayan bir bataklık gibi. Kariyer, çevre, sosyal yaşam, ilişkiler… Yaşamımızın temelini oluşturan her şey, hiç olmadığı kadar mukayeseye açık halde ve bu çok yorucu bir durum. Maalesef siz bu karşılaştırmalardan uzak duramıyor, bunun sonucunda da sık sık umutsuzluğa kapılıyorsunuz. Bu durumun temelinde kendini kabul etme eksikliği, olduğunuz halinize saygı duyamama sorunu yatıyor. Karşılaştırmak belli bir dozda kaldığında doğal ve hatta geliştirici bir süreçtir ancak aşırıya kaçtığınızda zihinsel refahınıza çok büyük zararlar verir. Bu konuda kendinizi kontrol edemediğinizi hissediyorsanız harekete geçme zamanı gelmiş demektir. İlk adım olarak sosyal medyada ekranı sağa-sola kaydırma sürenizi kısaltarak başlayın.

ÇOĞUNLUKTAYSA
Felaket senaryoculuğu
Size bu konuda eleştiriler geldiğinde “Ben sadece gerçekçiyim” savunmasıyla karşılık veriyorsanız bir kez daha düşünün. Siz böyle olduğunuzu düşünebilirsiniz ama büyük-küçük her olayda düşük veya yüksek dozlu kaygı sergilemek, olaylar daha gelişmeden endişelenmek yorucudur. Önlenebilir sorunları öngörmek ve tedbir almak elbette çok olumlu bir özellik ancak bunu her zaman başarıyla yapabilmek zor bir iştir. Sadece geleceğe odaklandığınızda, şimdiki zamandan kopar, hayatın fırsatlarını ve keyifli anlarını kaçırırsınız. Günlük farkındalık, zihin yıkıcı moda geçer ve tetiklenen duygular sadece yıpratıcı sonuçlar verir. Hayat iyi ve mutlu anlar kadar kötü ve tatsız olay ve tesadüflerin de toplamı. ‘Şimdi’ye odaklanmayı, hadi moda tabirle söyleyelim; biraz ‘akışta kalmayı’ öğrenin.

■ ÇOĞUNLUKTAYSA
Mükemmeliyetçilik
Her şeyin kusursuz olmasını istemek, hiç de olumsuz bir özellik gibi tınlamıyor. Ancak küçük görevlere bile, ihtiyaç duyulandan fazla titizlenmek dünyanın en yorucu işi. Çıtayı yükseltmek güzel ama bir yandan da yaptığınız her şeyde tükenmeyi, bunalmayı garantileyen bir sürece dönüşme riski taşıyor. Enerjinizi tasarruflu tüketmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Dengeyi huzurunuzu kaybetmediğiniz noktalarda tutmaya çalışın. Aksi takdirde uykularınızın kaçması çok da şaşırtıcı olmayacak.