Uyku kalitesi eşittir sağlıklı bir cinsel yaşam… Bu çıkarımı yapmak için elimizde pek çok bilimsel veri var. Özellikle uykusuzluk, sebebine bağlı olarak cinsel sorunlara yol açabilen önemli bir etken. Aklımıza takılan
her şeyi, cinsel fonksiyon bozuklukları tedavisinde ilk akla gelen isimlerden biri olan üroloji uzmanı
Prof. Dr. Halim Hattat’a sorduk.

Üroloji uzmanı Prof. Dr. Halim Hattat, cinsel fonksiyon bozukluklarının tedavisinde ülkemizde ilk akla gelen isimlerden biri ve bu alanda pek çok derneğin, birimin de kurucusu. Haliyle, cinsel sağlık ve uyku ilişkisi hakkında aklımıza takılan tüm soruları ona sorduk.
Öncelikle, uyku apne sendromu olan kişilerde sıklıkla cinsel isteksizlik ve cinsel fonksiyon bozukluğu görüldüğünü belirtiyor Prof. Dr. Hattat. Teşhis koyarken hastalara, “Horlama var mı, uyku sırasında nefes durması var mı, gece terlemeleri oluyor mu” gibi sorular yönelttiklerini belirterek, “Hatta uygun hastalarımızda sadece sübjektif cevaplara bırakmamak için metabolizma dedektifimize başvuruyoruz” diyor.

Bir numaralı suçlu, uyku apnesi

Uyku apnesinin uyku düzenimiz üzerindeki etkisini Prof. Dr. Halim Hattat, basitçe şöyle açıklıyor:
“Uyku apnesi varlığında genel olarak kandaki oksijen seviyesi düşer ve bu durum kişilerde yağ oranının artmasına neden olur. Kandaki oksijen seviyesinin düşmesi, cinsel fonksiyonun yeterince yerine getirilememesine neden olur. Uyku bozuklukları gün içinde halsizlik, konsantrasyon bozukluğu ve yorgunluk yaptığı için kişi akşam eve geldiğinde zaten halsiz ve uykulu olur. Dolayısıyla hemen uyumak ister, bu da cinsel isteksizliğe neden olur. Bazı araştırmalar da uyku apne sendromu olan bireylerdeki cinsel sorunların dolaşımdaki testosteron miktarının azalmasıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.”
İşte aklımıza takılan diğer hayati sorular ve Prof. Dr. Halim Hattat’ın yol gösteren cevapları…

Yaşla uykusuzluk birleşince cinsel fonksiyonlardaki olumsuz etki artıyor mu?
“Yaş ilerledikçe uyku bozuklukları, özellikle de uyku apnesi sendromu, daha fazla ortaya çıkıyor. Çünkü bu dönemde hayat biraz daha hareketsizleşiyor, insan daha az yoruluyor, buna paralel olarak da uyku saatleri kaymaya başlıyor. Yaşla birlikte şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol ve kullanılan ilaçlar gibi diğer tıbbi nedenlerle de cinsel fonksiyonlarda ister istemez azalma oluyor. Bunlar birleştiğinde cinsel performansı olumsuz etkiliyor.”

Fazla uyumanın cinsel fonksiyonlara bir etkisi olabilir mi?
“Direkt bir etkisi olmaz. Ama fazla uyumak şöyle bir sorun yaratabilir: Vücut kortizolu çok fazla salgılar. Kortizol salgısı fazlalaşınca da kilo artışı olur. Bu nedenle vücut hantallaşır ve hareketler zorlaşır. Bu da her türlü fiziksel ve zihinsel fonksiyon gibi, cinsel fonksiyonları da olumsuz yönde etkiler.”

Bu durumdan erkekler mi yoksa kadınlar mı daha fazla etkileniyor?
“Uykusuzluk hem kadını hem de erkeği cinsel yönden etkiliyor. Ancak erkekler daha çok yardım arayışına giriyorlar.”

Vardiya sistemiyle ya da gece çalışmak zorunda olanlar nasıl etkileniyor?
“Vardiyalı çalışanların uyku saatlerinin sürekli değişmesi nedeniyle uyku düzenlerinde de devamlı kayma oluyor. Teorik olarak bir vardiya saatinin en geç bir hafta içinde değiştirilmesi gerekiyor. Eğer bir haftayı geçerse kişinin biyolojik ritmi etkileniyor. Yani aslında çalışanın o vardiya saatlerine uyum sağlamaması gerekiyor. Böyle çalışan insanlar, bazen gündüz uyudukları için cinsel fonksiyon bozuklukları da ortaya çıkabiliyor. Çünkü gündüz uykusunun kalitesi gece uykusuyla bir olmuyor. Ne kadar perdeler kapatılsa, güneş ışığı engellense de gece karanlığındaki ve sessizliğindeki gibi kaliteli bir uyku ortamı olmuyor. Vardiya sisteminde çalışanlarda genel olarak yaşam kalitesinde düşme olduğundan bu hem uykuyu hem de cinsel yaşamı olumsuz etkileyebiliyor.”

Cinsel işlev bozukluklarını belirlemek için yapılan uyku testinin amacı ne?
“Uyku testi sayesinde hastanın cinsel probleminin psikolojik mi yoksa organik mi olduğunu anlayabiliyoruz. Bu testte, uyku testinde kullandığımız kalp elektrotlarının yanı sıra hastanın cinsel organının üstüne de halka şeklinde bir elektrot takıyoruz. Cinsel fonksiyonu sağlıklı olan her erkek normalde uykunun REM dönemi dediğimiz, rüyaların en çok görüldüğü periyodunda ereksiyon haline geçer. Bu testi uyguladığımızda eğer uykuda ereksiyon oluyorsa kişide organik bir sorun olmadığını, sorunun psikolojik olduğunu anlıyoruz. Ancak erkek o sırada erekte olamıyorsa sorunun organik olduğu sonucu ortaya çıkıyor.”

Daha kaliteli bir uyku için ne yapalım?

  • Her gün aynı saatte uyanın.
  • Sabah bir miktar yürüyüş yapmaya çalışın. Günlük yürüyüş süresi ortalama 45 dakikadan kısa olmasın.
  • Aldığınız kafeini (kahve, çay, çikolata) kısıtlayın. Sigarayı bırakın. Alkol tüketimini azaltın.
  • Gündüz kısa süreli uyuyabilirsiniz ama gece uykusuzluk çekiyorsanız gündüz uyumamaya çalışın.
  • Yatak odanız ısı, ışık ve gürültü açısından sizi rahat ettirecek şartlarda olsun.
  • Uykuya, uyanmayı arzu ettiğiniz zamandan 9 saat önce başlayın.
  • Uyumadan 1 saat önce günlük aktiviteyi bitirin. 15 dakika boyunca o gün yaşadığınız sıkıntıları, başarıları ve mutlulukları bir kâğıda yazın. Sonra 45 dakika boyunca gevşemeye çalışın, uyarıcı olmayan şeyler yapın (hafif şeyler okuyun, hafif bir müzik dinleyin, ılık bir banyo yapın, meditasyon yapın, 1 bardak ılık ballı süt için)…
  • Yatakta dönüp duruyor ancak bir türlü uykuya dalamıyorsunuz. Ne yaptınızsa fayda etmedi. Süt içtiniz, kitap okudunuz, evinizde dolaştınız ancak tekrar uyumayı denediğinizde yine başarısız oldunuz. O zaman uyku kısıtlamasından yararlanabilirsiniz. Bu uygulama aslında son derece basit. Eğer yatakta 20 dakikadan uzun süredir yatıyor ancak uyuyamıyorsanız hemen kalkın. Yatak odanızdan çıkın. Evin başka bir köşesinde uyumanıza yardımcı olacak bir kitap, dergi okuyun; hafif bir müzik dinleyin. Kaslarınızı gerin ve rahatlatın. Burada önemli olan televizyon, sigara, çay, kahve gibi uykunuzu bölecek uyarıcı aktivitelere yönelmemenizdir. Yorulup uykunuzun geldiğini hissettiğinizde tekrar yatak odanıza gidin ve uyumaya çalışın. Eğer yine 20 dakika uyuyamıyorsanız aynı ritüeli tekrarlayın.
  • Uyku kısıtlamasının uyumanıza nasıl yardımcı olacağını merak ediyor olabilirsiniz. Aslında yatakta 8 saat geçirip sadece 5 saat uyuyorsanız geri kalan saatleri de orada geçirmenizin size bir faydası olmuyor. Bu nedenle yatak ve uyku arasındaki bağlantıyı sağlayacak bu uyku kısıtlamasıyla bir süre sonra daha rahat uykuya daldığınızı, uykunuzu aldığınızda da yataktan vakit kaybetmeden kalktığınızı fark edeceksiniz. İlk zamanlar sizi biraz yorabilir ama faydası bilinen bir yöntemdir.