Özellikle 70 yaş üstü grupta en sok rastlanan nörolojik rahatsızlıklardan biri olan Alzheimer, uyku düzenindeki değişikliklerle de kendini belli eden bir hastalık. Peki tüm demans hastaları için ipuçları neler? Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı, nörolog Prof. Dr. Haşmet Hanağası’ndan öğrendik.

En sık görülen nörolojik hastalıklardan biri olan Alzheimer, yaş ilerledikçe daha sık görülüyor. Hızlı artan yaşlı nüfusuyla 2050 yılında Türkiye’nin hastalığın dünyada en sık görüldüğü ülkelerden biri olabileceği belirtiliyor.

Alzheimer, en sık 70 yaş üstü grupta görülüyor. 60 yaş altında görülme sıklığı çok düşük ancak ailevi formlarına bazen bu yaşlarda da rastlanabiliyor. Eğer bir kişide hafıza sorunları varsa, zihinsel bozulma günlük yaşamını bozuyorsa, kendi işini yapmakta zihinsel olarak yardım alıyorsa (örneğin maaşını çekebilmesi, evinde temizliğini yapabilmesi vs), sosyal ve aile yaşantısı zihinsel bozulma nedeniyle etkileniyorsa Alzheimer riskinden veya diğer demans hastalıklarından bahsediliyor.

Tüm demans hastalarının üçte ikisi Alzheimer

Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı, İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Haşmet Hanağası, Alzheimer’ın nörolojik hastalıklar arasında en sık görülenlerinden biri olduğunu belirtiyor:

“Özellikle yaşlı nüfusu ilgilendiren, 65 yaşından sonra belki de en sık görülen nörolojik hastalıklardan biri olduğunu söylersek yanlış olmaz. Çünkü 65 yaş civarında yüzde 1.5 civarında bir oranı var. Her 5 yılda bir, bu oran ikiye katlanıyor. 80’li yaşların ortasından sonra yüzde 30-40 gibi görülüyor. Alzheimer hastalığı demanslardan sadece bir tanesi. Diğer hastalıkları da kattığımızda aslında oranlar biraz daha artabiliyor. Ama Alzheimer hastaları, genel olarak bakıldığında tüm demans hastalarının yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor.”

Günbatımı fenomeni hastaların kötüleşmesine neden oluyor

Uyku ve demans hastalıkları arasındaki ilişki uzun yıllardır bilim dünyasının gündeminde. Pek çok çalışma gösteriyor ki uykuyla ilgili sorunlar demans ve Alzheimer riskini tetikliyor. Prof. Dr. Haşmet Hanağası, uyku kalitesi, gün ışığı ve demans arasındaki ilişki hakkında da şu bilgileri veriyor:

“Bir Alzheimer hastası, özellikle davranışsal problemleri olan bir hasta, hava kararınca, ışık çekilince kötüleşiyor. Buna ‘günbatımı fenomeni’ diyoruz. Hasta sıklıkla hem zihinsel hem de davranışsal olarak kötüye gidiyor. Bu durum bazı hastalarda çok belirgin olur; huzursuz ya da ajite olabilir, kalkıp dolaşmak isteyebilir. Işığın böyle bir etkisi var. Kış aylarında gün ışığının azalmasıyla birlikte hastaların beyin kimyası da etkileniyor, melatonin hormonu azalıyor. Hem kış mevsiminde eve kapanmak hem de birtakım hormonal değişiklikler beyin kimyasallarını etkileyerek bu duruma neden oluyor.”

Uyku apnesi gibi uyku sorunları demansı tetikliyor mu?

Prof. Dr. Hanağası, uyku apnesinin de vasküler risk faktörlerini artırarak demans için katkıda bulunduğunu söylüyor: “Gündüz uyuklamalarının fazla olması, demans riskini artıran bir faktör. Çünkü gece-gündüz ritmini bozuyor. Demans hastalarında çok sık duyduğumuz bir durum şudur; ‘Gece çok iyi uyuyamadım’ derler. Gündüz çok uyumaları da yine ortak sorundur. Gündüz uyku sürelerinin artması, Alzheimer dışındaki başka nörolojik demanslarda da görülüyor. Aşırı uyuklama hastalarda sıklıkla gördüğümüz bir durum.”

Az uyuyanlarda demans ve Alzheimer riski artıyor

Pek çok nörolojik hastalığa uyku sorunlarının eşlik ettiği biliniyor. Kimi hastalıklarda ise yıllar öncesine dayanan uyku bozukluklarının varlığı, önemli bir işaret olarak kabul ediliyor. Prof. Dr. Haşmet Hanağası anlatıyor:

“Beyin için ‘çöp’ diye nitelendirebileceğimiz anormal proteinler, sadece uyuduğumuz zaman temizleniyor. Tabii bu, kronik uykusuzluk çeken ve iyi uyuyamayan kişilerde mutlaka sorun görüleceği anlamına gelmiyor. Ancak az uyuyanlarda demans ve Alzheimer riski artıyor. Burada da iki taraflı bir ilişki var esasında. Birincisi, uykusuzluktan kaynaklanan Alzheimer veya demans patolojisinin artması; diğeri de hastalığın erken bulgusu olarak uyku sorunlarının görülmesi…”