Sattvik, Sanskritçe bir kelime ve ‘uyum’ demek. Sattvik beslenme ise bedenin bulunduğu coğrafya, mevsim,
yaş, duygu durumuyla uyumlanmasını sağlayarak ona afiyet kazandıracak kuralları içeren bir beslenme türü.
İşte bu güzel yola girmenizi sağlayacak 5 kural…

Yediğimiz her lokmanın uyku kalitemizle doğrudan ilgisi var. Geç saatte yemek; küçük molalar vermeksizin, sindirimi zor yiyecekleri her gün tüketmek; gece kalkıp buzdolabının karşısında atıştırmak ya da işlenmiş gıdalarla bedeni yorup hasta etmek, uykunun temel düşmanları.
Sadece uykunun değil, ömrün de tabii.
Bir Yogi’ye sormuşlar, “Senin iyi bir Yogi olduğunu nasıl anlarız?” diye.
“Geceleri derin, deliksiz uykular uyurum” demiş.
Yogik pratiklerin işte bu kadar net biçimde yansıdığı bir alan uyku.
Sadece pratiklerin değil, Sattvik/Yogik beslenmenin de bundaki payı çok büyük.
Sattvik, Sanskritçe bir kelime ve ‘uyum’ demek. Sattvik beslenme ise bedenin bulunduğu coğrafya, mevsim, yaş, duygu durumuyla uyumlanmasını sağlayarak ona afiyet kazandıracak kuralları içeren bir beslenme türü.
Buna, Yogilerin beslenme biçimi de diyebiliriz. İşte Sattvik beslenmenin 5 kuralı

ERKEN YE
Sattvik beslenen bir kişinin günün en büyük öğününü güneş tepedeyken yemesi gerekir. Yani 13.00 gibi yenilen öğle yemeğiyle birlikte katı gıdalara ertesi güne kadar ara verilir.
Çay ve bitki çayları gibi sıvı besinler tüketilebilir ancak kafein pek önerilmediği için siyah çayı sınırlandırmakta da fayda var.
Erken yemenin amacı, bedene yediklerini sindirmesi için vakit tanımak.
Dolu bir mideyle nefes, asana ya da meditasyon pratiği yapılamayacağı için sindirimin erkenden bitirilmesi gerekir.
“13.00 benim için çok erken” diyenler saati kademeli olarak erkene çekebilir.
Mesela günün son yemeğini 16.00’da yiyerek bu uygulamaya yavaş yavaş başlayabilir.

HAYVANSAL GIDALAR YOK
Sattvik ‘uyum’ demek, Tamasik ise ‘toksik’. Yogik beslenmeye göre bitkiler Sattvik, hayvanlardan elde edilen her türlü gıda maddesi ise Tamasik.
Et, süt, peynir, yoğurt, krema gibi gıdaların bu beslenmede yeri yok bu yüzden.
Amaç bedeni arındırmak, mümkün olduğunca diğer enerjilerden saflaştırmak.
Hayvanların bedenlerinde taşıdıkları korku, kaygı, acı, hastalık gibi bilinçleri, onları yiyerek kendi bedenimize almamak.
Bu sayede hem daha saf hem de sağlıklı olmak.

SOĞAN, SARMISAK VE MANTAR YASAK
Soğan ve sarmısak bizim mutfağımızın başköşesinde yer alır. Benim evde bir soğan sepetim var mesela ve içindeki soğanlar azaldığında üzülmeye başlıyorum. Çünkü zeytinyağlı dolma yapsam dağ gibi soğan lazım; sonra bunun topiği var, karamelize soğanı var, mor soğan turşusu var, zeytinyağlılara, çoban salataya bol bol doğraması var.
Ama işte Sattvik beslenme Türk mutfağını üzecek bir şey söylüyor ve soğanın sindirimi çok zor olduğu için mümkün olduğunca tüketilmemesi gerektiğini anlatıyor.
Sarmısak ise vücutta antibiyotik görevi gördüğü için yalnızca hastalanıldığında yenmesi gereken bir ilaç.
Mantar da sindirimi zor olduğu için Sattvik beslenmenin dışında tutuluyor.
Sirke ve alkol gibi mideyi yoracak asitli sıvılar da yasaklılar listesinin başında yer alıyor.
Bu kısım çok zor, çok!

RAJASİK BESİNLERİ SINIRLANDIR
Sattvik ‘uyum’, Tamasik ‘toksik’ demiştik. Bu ikisinin ortasında kalan ama yenilmesi pek önerilmeyen Rajasik gıdalar da var.
Mesela konserveler. Doğrudan zararlı değil ama faydalı da değil. Kahve, aşırı baharatlı yiyecekler, şeker gibi bedeni tembelliğe itecek ya da yalancı uyarılarla beynin kimyasını değiştirecek yiyecek ve içeceklerin de mümkün olduğunca sınırlandırılması gerekir.
Günde bir fincan kahve yeter mesela. Rafine şekerin yerine ise hurma, kuru kayısı, incir, üzüm gibi kuru meyveler konulabilir.

BUNLARI YE
Karabuğday, pirinç, kinoa, mercimek, soya, maş fasulyesi, yulaf gibi tahıllar. Pancar, kabak, lahana, bezelye, patates, şeftali, karpuz, üzüm gibi tüm sebze ve meyveler. Fındık, fıstık, badem, kaju, kabak çekirdeği gibi çiğ kuruyemişler. Soya filizi, mercimek filizi gibi filizler. Zerdeçal, kimyon, zencefil, karabiber, yenibahar, kişniş gibi baharat. Pekmez, tahin, zeytin gibi kısmen işlenmiş ancak faydalı tüm gıdalar.

Kendini gözlemleyip karar ver
Zor gibi görünüyor farkındayım ama hepsini birden uygulamak yerine Sattvik beslenmenin önerilerini hayatına parça parça alabilir, bir süre erken yemeyi, birkaç ay soğan-sarmısaktan uzak durmayı, birkaç gün bitkisel beslenmeyi deneyerek bedenini ve uykunu gözlemleyebilirsin.
Çünkü kim ne derse desin, kendi bedenin ve zihninle ilgili en doğrusunu her zaman sen bilirsin.
Hem uykunu hem de soğan sepetini sevmeye devam edebilirsin.